Karar verme sürecinde beyinde neler oluyor?

İnsanların çevrelerinde bir değişikliğe maruz kaldığında, gerekli kararları vermeleri beklenir. Bu durum genellikle beyinde orbitofrontal korteks ile alakalandırılır. Ancak, Institut de Neurosciences Cognitives et Intégratives d’Aquitaine araştırma merkezinde yer alan bilim insanları beynin talamusda yer alan bir bölgesi de bu tip önemli kararları alırken büyük bir rol oynuyor. 23 Eylül’de The Journal of Neuroscience’da yayınlanan ilgili araştırma, fareler üzerinde test edilmiş.

Yaşayan bütün canlılar, ihtiyaçlarını karşılamak için, gerekli kararları vermek zorundadır. Özellikle çevrede gerçekleşen değişikliklere uygun kararlar vermek, türlerin yaşayabilmeleri için büyük önem ifade ediyor. Bu gibi kararlar gelişmiş bilişsel işlevler olarak değerlendirilir. Bu karar verme süreçleri, beynin en gelişmiş yapılarından birisi olan orbitofrontal korteks ile ilişkilendirilir.

INCIA (Institut de Neurosciences Cognitives et Intégratives d’Aquitaine) ‘da karar vermek ve adaptasyon üzerine çalışan ekip, öncelikle beynin orbitofrontal korteks le bağlantılı olan bölümlerine odaklanıyorlar. İşaretleme tekniği ile thalamic submedius nucleus isminde bir bölgeyi bulan bilim insnaları, bu bölgenin işlevinin ne olduğunu düşünmeye başlıyorlar. Tabii ki bu bölge orbitofrontal korteks ile bağlantılı olan yerlerden birisi.

Ekip, daha sonra, thalamic submedius nucleus ve orbitofrontal korteks’in işlevinin ne olduğunu bulmaya odaklanıyor ve bu konu üzerine çeşitli testler yapmaya başlıyorlar. Bunu yapmak için fareleri üç gruba ayırıyorlar: Birinci grup farelerde orbitofrontal cortex’de doku bozukluğu oluşturuyorlar. İkinci grupta thalamic submedius nucleus’da doku bozukluğu oluşturuyorlar. Üçüncü gruba ise hiç dokunmuyorlar. Deney, farelerin işitsel bir ipucuyla ödül arasında kurulacak bağlantı üzerinden yeteneklerini keşfetmek üzerine dayandırılıyor.

Karar verme süreçlerinde beynin etkisi standart 2  Karar verme sürecinde beyinde neler oluyor? Karar verme s C3 BCre C3 A7lerinde beynin etkisi standart 2

Deney iki aşamalı olarak oluşturuluyor. Birinci öğrenme aşamasında farelerin iki farklı sesi (S1, S2), ki bu sesler farklı yiyecek ödüllerinin verilmesi anlamına geliyor, öğrenmeleri üzerine dayanıyor. Böylelikle farelerin hepsi işaret verildiği anda yiyecek dağıtıcısına gidiyorlar. Dokularda oluşturulan yaralar, farelerin işitsel ipucuyla, yiyecek ödül arasında bağlantı kurmasına engel olmuyor. İkinci aşamada ise, prosedür birinci işaretçi (S1) için aynı kalıyor ancak ikinci işaretçi (S2) için, bilim insanları yiyecek ödülünü işaretçiyi verdikleri anda, yani ses duyulduğu anda veriyorlar. Bu durumda S2 için yiyecek öngörme durumu ortadan kalkmış oluyor. Beyinlerinde doku yarası olmayan fareler bu durumdan hiç etkilenmiyorlar ve sadece S1 verildiğinde gidip yiyeceklerini alıyorlar. Ancak diğer farelerin böyle bir değişikliğe adapte olma kapasitelerinin olmadığı anlaşılıyor.

Bu çalışma sayesinde talamus ve korteks arasında bir dolaşımın olduğunu ve bu dolaşımın karar verme ile adapte olma arasında ilişkili olduğu ortaya çıkıyor. Yapılan araştırmanın orjinalliği beynin çok fazla bilinmeyen bir bölgesi olan thalamic submedius nucleus üzerine atfedilen kilit rolde yatıyor. Ortaya çıkan bulgulara göre, beyinde gerçekleşen önemli durumlarda talamusun da bir işlevi olabilir. Çalışmayı yürüten ekip bu bilgi üzerinden, şizofreni ve bağımlılık meselelerine kafa yormaya çalışacak.

Kaynak: Sciencedaily