Koşulsuz sevgi ikilemi: Ne zaman gitmeli, ne zaman kalmalı?

Koşulsuz sevgi fazlaca yanlış anlaşılan, yanlış yorumlanan ve hatta yanlış uygulanan bir kavram. Bu kavramı genellikle kötü giden ilişkilerimizde kalmak ya da karşı tarafı suçlamak için bir bahane olarak kullanıyoruz. Daha anlamından bile emin olmadığımız bir idealin peşindeyken, evliliğe ya da birilerini bizi sevene kadar sevmeye inandığımızı söylerken kullanıyoruz. Ya da “Eğer bunu yaparsan ben yokum,” demenin yanlış olduğunu çünkü bunun karşılıksız sevgi olmadığını ifade ederken…

Oysaki koşulsuz sevgi, “Bana ne yaparsan yap seni seviyorum,” değil; “Ne olursa olsun seni seviyorum,” demektir. Yani hayat bize ne getirirse getirsin, her koşul altında sevmektir. Sırf kötü bir gün geçiriyorum diye sana bağırmayacağıma söz veriyorum demektir. Sende bulduğum sürece aşkı başka kimsede aramayacağım, işler kötüye gittiğinde seni suçlamayacağım demektir.

Evlilik yemini

Gerçek evlilik yemini iyi günde ve kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta aşk, onur, sevgiyi korumak üzerine edilir. Buradaki ‘iyi günde ve kötü günde’ sözü ise, her koşul altında anlamına gelir. Zengin ya da fakir olabiliriz, hasta veya sağlıklı olabiliriz. İşler yolunda gidebilir ya da sarpa sarabilir: “Koşullar ne olursa olsun, ilişkimiz sürecek ve ben seni sevip onurlandırmaya devam edeceğim.”

Yani koşulsuz sevgi “Beni incitsen de seni seviyorum,” anlamına gelmez. Hiçbir düğün töreninde evlilik yemininin bunun üzerine kurulu olduğunu göremezsiniz. Kimse nikah defterine imza atarken içinden bu cümleyi kurmaz. Nitekim kurmamalı da.

İlişkiye duyulan adanmışlık hissi, aldatma ya da acı verme söz konusu olduğunda biter. Her sağlıklı birey, insanların hayatında kalması ya da gitmesi için sınırlar çizmelidir. Bunlar bizim genel standartlarımızdır ve hayatımıza biri girdiğinde yok olmamalılar.

koşulsuz sevgi  Koşulsuz sevgi ikilemi: Ne zaman gitmeli, ne zaman kalmalı? kosulsuz sevgiİlişkiye duyulan adanmışlık hissi, aldatma ya da acı verme söz konusu olduğunda biter.

İlişkinin ilerleyen dönemlerinde koşulsuz sevgi

Öte yandan birçok insan karşılarındaki kişinin tanıştıkları günkü gibi davranmasından rahatsız olabiliyor. Partnerinizin sevmediğiniz alışkanlıkları eğer tanıştığınızda da varsa ve buna rağmen ilişkiniz başlamışsa, şu an değişen nedir? Birini kabul etmek, onun bu şekilde olacağını kabul etmektir. Bu durumda karşı tarafın değişmesini neden bekliyoruz?

Tabi ki burada kastedilen aldatmak ya da ilişkiyi kötüye kullanmak değil. İnsanların zayıf yönlerinden, küçük ama rahatsız eden bazı davranışlardan bahsediyoruz. Tanıştığınızda bu davranışlar mevcutsa ve bunları o sırada görmezden geldiyseniz, şimdi de aynısını yapmalısınız. Öte yandan artık birlikte yaşadığınız için biraz uzlaşıya ihtiyaç duyuyorsanız ve rahatsız olduğunuz şeyler büyümüşse rahatsızlığınız anlaşılabilir. Fakat yine de kontrolü kaybetmemelisiniz.

Bir diğer yandan partnerinizin davranışı canınızı acıtıyorsa neden işin içinden çıkmak yerine daha derine gömülüyorsunuz? Kabul edilemez bir davranışı kabul etmemelisiniz. Konuyla ilgili gerekli konuşmayı yapın ve değişmesini bekleyin. Fakat artık tahammül edemez konuma geldiyseniz, gitme vakti gelmiş demektir.

Güçlü bağlar

Bir çiftin güçlü olması birlikte gittikleri pikniklere ya da futbol maçlarına bağlı değildir. Aksine zorlu durumlarda nasıl tepki verdiklerine bağlıdır. Mesela bir fırtınada, çatı akarken, bebek ağlarken ya da köpeği dışarı çıkarmak gerektiğinde… Partnerinizin teyzesi sarhoş bir şekilde kapınızı çaldığında, annesi babasını yüzüncü kez terk edip sizde kalmaya geldiğinde… Bu durumlarla başa çıkabilir ya da ayrılabilirsiniz. Fakat gerçek ve güçlü bir ‘koşulsuz sevgi’ söz konusu olduğunda bu zor durumlar atlatılır. Atlatılırken tartışmalar çıkabilir, göz yaşları dökülebilir; ancak iki taraf da saygıdan ödün vermez ve tartışmada üstün gelmek için değil ilişkinin iyiliği için çabalar.

Bazı çiftler ileride nasıl bir çift olacaklarını ve çift olmanın nasıl bir şey olduğunu fark ettikçe üzülebiliyorlar. Oysa ilk zamanlarda yürütemiyorsanız belki de o kişinin doğru kişi olmadığını kabul etmelisinizdir.

İlişki sorunları

Birçok çift ise unutkanlıktan şikayetçi. Unutkanlık, şüphesiz insani bir durum. Kimsenin kimseyi diş macunu kapağından ya da tuvalet kağıdı rulosundan dolayı cezalandırmaya hakkı yok. Koşulsuz sevgi bu tür küçük ve saçma ayrıntılarla kıyaslanamayacak kadar büyük.

Sizi seven ve onurlandıran partnerinize aynı şekilde karşılık verin. Birbirinize kusurlarınızı kabul ederek kibar davranın. Partnerinizin zayıf yönleri, ağlama krizlerine girmenize neden olmamalı. Savlarını kabul edin, ancak adil dövüşmeyi unutmayın. Çamaşırı kimin yıkadığının listesini tutmayın, ya da karşı tarafın yüzüne ayıplarını çarpmayın. Kısaca belden aşağı vurmayın.

Mümkün olan durumlarda uzlaşın. Neyin tartışılabilir neyin tartışılamaz olduğunu ve partnerinizin iyi bir hayat arkadaşı olup olmadığını bilin. Eğer hayata aynı şekilde bakıyorsanız, aynı yaklaşımlara sahipseniz ve zor zamanlarda aynı tarafta kalabiliyorsanız, partnerinizin sizin için doğru kişi olma olasılığı çok yüksek demektir. Ancak durum tam tersiyse, hayat ne getirirse getirsin sizi sevecek kişiyi bulmaya çalışın. Yani koşulsuz sevgiyi…

Kaynak: psychologytoday.com