Kuzey Amerika yerlileri 5 farklı toplumsal cinsiyet rolünü kabul ediyordu

Avrupalılar Kuzey Amerika’yı işgal etmeden önce yerlilerin, toplumsal cinsiyet konusunda kendi fikirleri vardı.

Yerli Amerikalılar için kadın ve erkeğin, kabilenin “normal” bir üyesi olmak için sahip olmak zorunda oldukları kurallar dizisi yoktu. Aksine hem erkek hem dişi özellik taşıyan bireylerin üstün olduğuna ve her şeye iki taraftan bakabildiğine inanılıyordu. Yerli topluluklar cinsiyet rollerini şu şekilde gruplandırıyorlardı: “Kadın, erkek, iki-ruhlu kadın, iki-ruhlu erkek ve transeksüel.”

“Var olan her şeyin bir amacı vardır”

lgbti-kuzey-amerika-yerlileri-2  Kuzey Amerika yerlileri 5 farklı toplumsal cinsiyet rolünü kabul ediyordu lgbti kuzey amerika yerlileri 2
İki ruhlulardan ünlü olanlardan biri de Zuni’lerden We’wha idi. Biyolojik cinsiyeti erkek olan We’wha bir kadın ruhuna sahipti. Washington’da Zuni Büyükelçisi olmuştu.

Her şeyin bir ruhu olduğuna inanan Amerikan yerlilerine göre, hiçbir ruh bir diğerinden üstün değildi ve dinin işlevi var olanı ayıplamak ya da değiştirmek değil, onların yaşama olan katkılarını takdir etmekti. Var olan her şeyin bir amacı vardı. Her şeyin bir ruhu vardı ve bir çocuğun cinsiyetini belirleyecek olan şey çocuğun ruhuydu. Büyük Ruh onları iki ruhlu olarak yarattıysa, onları olduğu gibi kabul etmek gerekiyordu. Bir çocuk kendi cinsiyetini kendisi belirleyemezdi, bu yüzden seçeneğin olmadığı yerde sorumluluğun varlığından söz edilemezdi. İki ruhlu olarak yaratılan bir kişinin öyle olmama gibi bir seçeneği yoktu.

İki ruhlular için her kabile kendine özgü terimler kullanıyordu. Navajo yerlileri iki ruhluları “Nádleehí” diye tanımlarken, Lakota yerlilerinde bu tanım “Winkté” (kadınsal davranışlar gösteren erkek) olarak değişiyordu. Ojibwe’de “Niizh Manidowag” (iki ruh), Cheyenne’de “Hemaneh (yarı dişi/yarı erkek) deniyordu. 90l’ı yıllarda iki ruhlular için kullanılan en yaygın terim Fransızca bir terim olan “berdache” idi. Daha sonra “berdache” kelimesi ayrımcı olarak algılandığı için İngilizcedeki “two spirit” kelimesi bu durumun evrensel tanımı olarak kabul edildi. Ancak bu kelime yerli dile tam anlamıyla çevrilemiyor. Örneğin; bu kelimenin İrokua dillerinden biri olan Cherokee diline çevrilmesi imkânsızdır, ancak Cherokeelerin “erkek gibi hisseden kadın” ya da “kadın gibi hisseden erkek” anlamına gelen çeşitli cinsiyet terimleri mevcuttur.

İki ruhluluğun kutsanmış bir armağan olduğuna inanılıyordu

Tarihin kaydettiği en ünlü iki ruhlu, Lakota savaşçısı Osh-Tisch‘ti. Osh-Tisch’in adı, “Bulur ve Öldürür” anlamına geliyordu. Yaşadığı hayat için oldukça yerinde bir isim. Osh-Tisch bir erkek olarak dünyaya gelmiş ve bir kadınla evlenmişti. Ama günlük hayatında kadın kıyafetleri giyip bir kadın gibi davranmayı tercih ediyordu. 17 Haziran 1876’da Rosebud Creek Savaşı‘nda bir kabile üyesini kurtarmasıyla ün kazanmıştı. Büyük bir cesaret örneği.

Yerli Amerikan kültürlerinde insanlar erkeklik ya da kadınlıklarıyla değil kabileye olan katkılarıyla değerlenirdi. Ebeveynler çocuklarına cinsiyet rolleri benimsetmeye çalışmaz, hatta çocukların kıyafetleri bile cinsiyete göre değişiklik göstermezdi. Bir insanın nasıl “sevmesi” gerektiğine dair görüş veya idealler yoktu. Sevmek kendiliğinden gelişen, tereddütsüz, basit ve doğal bir aktiviteydi.

İki ruhlu olarak tanınmak utanç verici bir şey olmadığı gibi, kabile içinde bu seçilmiş kişilere karşı şiddet içeren olaylar da yaşanmıyordu. Aksine iki ruhlu kişiler yüksek saygı görüyor ve aileleri kabile halkı tarafından “şanslı” kabul ediliyordu. Kızılderililer dünyaya iki farklı cinsiyetin gözünden de bakabilen bir insan olmanın kutsanmış bir armağan olduğuna inanıyorlardı.

Avrupalı beyaz adama göre iki ruh geleneğinin yok edilmesi gerekiyordu

Avrupalı beyaz adam Amerika’yı işgal ettiğinde, yok etmek ve üzerini kapatmak istediği en önemli şeylerden biri iki ruh geleneğiydi. İki ruh geleneği, tarih kitaplarında yerini almadan yok edilmeliydi.

lgbti-kuzey-amerika-yerlileri-1  Kuzey Amerika yerlileri 5 farklı toplumsal cinsiyet rolünü kabul ediyordu lgbti kuzey amerika yerlileri 1
Osh-Tisch (solda) ve eşi.

Üstelik, yerli cinsiyet rollerinin izlerini yok etmeye çalışan tek ırk beyaz Avrupalılar değildi. İspanyol keşişler de, iki ruh geleneğini içeren yerel inanışların ve tarihin yer aldığı Aztek kayıtlarının çoğunu yok etmişlerdi. Hristiyanların bu çabaları süresince, yerli Amerikalılar yeni tanımlanmış cinsiyet rollerine göre giyinmeye ve öyle davranmaya zorlandılar.

Dini etkiler, cinsiyet çeşitliliğini ciddi ölçüde etkiledi ve bu durum çift cinsiyetli bireyleri iki seçenekten birini seçmek zorunda bıraktı. Ya gizlenecek ve hayatlarını bir gün yakalanma korkusuyla yaşayacaklardı ya da kendi yaşamlarını kendileri sona erdireceklerdi. Birçoğu ikincisini tercih etti.

Bugün bizler, Kızılderililer gibi bütün varlıkların birer mucize olduğuna ve varlıklarının takdir edilmesi gerektiğine inanan bizler, insanların olduklarını “hissettikleri” kişi olmak konusunda özgür oldukları bir dünya hayal ediyoruz. Utanç duymadan, zulüm görmeden, acı çekmeden, ötekileştirilmeden, hissettiğimiz gibi yaşamakta tamamen özgür olduğumuz bir dünya.

Bipartisan Report internet sitesindeki Before European Christians Forced Gender Roles, Native Americans Acknowledged 5 Genders başlıklı yazıyı Esin Bolut Gaia Dergi için çevirmiştir.

Kaynak: https://gaiadergi.com