Mırlama – Bekir Coşkun

Başbakan‘a göre şort, tayt mini gibi tekme atılmayı gerektiren durumlarda “mırıldanmak” daha uygun…

Diyelim ki otobüsün arka sırasında oturmuşlar bir sıra, hep bir ağızdan “mırrr” sesi çıkartıyorlar, demek ki mırlanacak bir durum var…
Şoför de mırlak ise o da “mırr” diyor…
Eminim yolculardan katılanlar da olur…
Bu Başbakanın belirlediği “mırıldanma” hakkıdır…
Normal yani…

Çünkü bu “mırlama” işi üçlüdür:
Mır…
Hır…
Pır…
Mır karşısında tepki gösterirseniz hır çıkar… Ağzını burnun kırılır şortluysan… Yok eğer mırcı yakalanırsa mahkemeye çıkar… Hakim bakar iyi birine benziyor salar…
Pır aşamasıdır…

Şort, tayt, mini, pantolon da fark etmez…
Erkek, kadın da fark etmez…
Hatta; insan, hayvan, damacana, bidon da fark etmez…
Çünkü Şıh hazretleri “Oval şeylere fazla bakmak iyi değildir” demişti de, asansörde damacanaya tecavüz ederken yakalanmadı mı mırlak?…
Mırıldanıyorsa, belki de çaydanlık gördü…

Arka sıradakiler, hükümetin başı tarafından belirlenen sınır içinde hep bir ağızdan “mırrr” dediklerinde; vakıf yurtlarında tecavüz edilen erkek öğrencileri, parklardan kaçırılan çocukları, yoldan geçerken ara sokaklara sürüklenenleri, otobüste yolcu kızın üzerine boşalanı, daha dün erkek çocuklara tecavüz edenleri, hayvan tecavüzlerini, damacanacıyı düşün…
Medeni toplumda böyle her şeye saldırırlar mı?..
“Dik duruş” dedikleri belki budur…

Bizler “demokrasi”, “İnsan hakları”, “Medeniyet” gibi aptalca laflar ediyoruz…
Hiçbirisi bu adamlarla olmaz…
Çünkü demokrasi, insan haklar falan, Ankara’daki parlamento binasında değil, otobüsün arkasında varsa vardır…
Yoksa, yok…

Bekir Coşkun