Nasuh Mahruki: Görünen o ki, AKP cemaatin TSK’ya ve ülkeye darbesini kendi tamamlayacak

Yıllardır yapılan uyarıları dinlemediği, cemaatin darbeci komutanlarının adının altına imza atıp kendi yükselttiği halde, bu garip darbe girişimi sonrasında AKP’nin OHAL yetkileriyle çıkardığı KHK’larla, TSK’yı darmadağın etmesi çok tehlikelidir ve Türkiye’nin milli menfaatlerine aykırıdır, hatta suçtur. Yarın vatana ihanet suçu olarak bile değerlendirilebilir.

AKP’nin içinde hâlâ aklı başında birileri varsa, derhal bu tehlikeli oyundan dönmelerini ve bu suça ortak olmamalarını öneririm. Türkiye’nin şu anda ihtiyacı bu değildir…

Türkiye’nin ihtiyacı, eskiden olduğu gibi ehliyeti ve liyakati merkeze almak, Kuran’da yazdığı gibi emaneti ehline vermektir. Bir yandan AKP, bir yandan cemaat ülkede yok ettikleri ehliyet ve liyakat sistemini düzeltmeden Türkiye düzelemez. TSK’ya cemaatçi subay, astsubay doldurmak ne kadar yanlışsa bütün devlet kurumlarına imam hatipli doldurmak da o kadar yanlıştır. Türkiye nitelikli insan kaynağını, hem cemaatin hem AKP’nin türlü ayak oyunlarıyla devlet kurumlarında kullanamamaktadır. Türkiye 79 milyonluk büyük enerjisini sinerjiye dönüştürememektedir. Çözmemiz gereken asıl mesele budur. Türkiye ocu, bucu, şucu, bizden, onlardan, bitaraf-bertaraf saçmalığından ve ilkelliğinden artık çıkmalıdır. Bunun ülkeyi götüreceği tek yer, siyasette mafyalaşma, hırsızlık ve rüşvet, devlette adaletsizlik, eşitsizlik ve çöküş, TSK’da suç örgütüne göz yumup darbeye zemin hazırlamaktır. Bu ülke hepimizindir ve hepimizin ortak enerjisine, sinerjisine, iş ve güç birliğine, birlikte yaşama irademize ihtiyacı vardır. Kimin neci olduğuna bakılmadan…

Türkiye’nin bu süreçte yeniden toparlanabilmesi, köklü kurumlarını oradan buraya, buradan şuraya bağlayıp dağıtarak değil ancak devlet mekanizmalarına, devlet kurumlarına yatırım yaparak, personel atama, istihbarat gibi kritik alanlarda bu trajediyi yaşamamıza yol açan ne hatalar yapıldıysa bu hatalar düzeltilerek başarılabilir. Türkiye şu anda zayıflamış devlet, kutuplaşmış toplum durumundadır. Türkiye’nin hasımları, kaynaklarında gözü ve kötü emelleri olanlar bu durumun farkındadır ve şu anda en önemli konu da budur…

AKP dayatmacı uygulamalarından vazgeçmeli, 79 milyonu kendi İslami bakış açısına göre terbiye etme fantezisinden uzaklaşmalı, daha az suç işlemeli, Türkiye’yi demokratikleştirmeli, hukuk düzenini, çağdaş dünyanın kabul ettiği temel hak ve özgürlükleri, hak temelli yaşam biçimini kabul etmelidir…

AKP’nin cemaatle sonuna kadar mücadelesini tüm kalbimle destekliyorum. Bu cani ruhlu insanlardan ve zihniyetten ülkemizi kurtarmalıyız. Binlerce okulun, yurdun, üniversitenin, hastanenin, şirketin, holdingin kapatılıp, mallarına el konulması toptancılığını ve aralarında darbeyle ilgisi olmaması muhtemel binlerce insanın da olduğu 70.000 kişinin işlerinden atılıp, haklarının ellerinden alınmasını demokratik aklım aşırı buluyorsa da yurtsever yanım ama hak ettiler diyor. Sonuçta AKP’yi ve Tayyip Erdoğan’ı bu kutlu mücadelesinde destekliyorum. Ancak hiçbirimiz AKP’nin, cemaatin bu kadar her yere sızıp devlete darbe yapacak kadar güçlenmesindeki suç ortaklığını unutmuyoruz…

AKP’nin ülkeye verdiği en büyük zarar, daha rahat suç işleyebilmek için kendi saflarını bir çırpıda güçlendirmek amacıyla niteliksiz yandaşlarını devletin bütün kurumlarına yerleştirerek ehliyeti ve liyakati yok etmesi ve Türkiye’nin muazzam potansiyelini geriletmesidir. AKP’nin 14 yıllık iktidarında bütün sınavlarda şaibe vardır. ÖSS, LYS, TEOG, yargıçlık, iş güvenliği, komiser yardımcılığı, KPSS, polis akademisi, harp okulları, astsubay okulları, Anadolu lisesi, tıpta uzmanlık, yabancı uyruklu öğrenci, akademik personel, kaymakamlık, hakim-savcı adaylığı, Diyanet İşleri müezzinlik ve daha yazmaktan sıkıldığım bir sürü sınavın soruları çalınarak, beş para etmezler bütün devlete ve her yere dolduruldu. Bu kadar soru çalındı, milyonlarca insanın haksız rekabet eşitsizliği yüzünden gelecekleri karartıldı, kariyerleri başlamadan bitirildi ama bir Allah’ın kulu da yıllarca yakalanmadı. AKP soruları çalanları aramadı, bulmadı ve cezalandırmadı bile. Şimdi ne cüretle TSK’yı bütün bu olan bitenden tek sorumlu tutuyor da cezalandırıyor, anlamak mümkün değil. TSK’nın ölümüne fedakar subayları, askerleri olmasa darbeciler başarılı olurdu. TSK’nın daha fazla dayağa değil, el birliğiyle Mehmetçiğin peygamber ocağına geri döndürülmesine ihtiyacı vardır…

AKP derhal bu zafer ve güç sarhoşluğundan çıkmalıdır. AKP zafer kazanmamıştır. Türkiye, AKP’nin hataları ve suçları yüzünden korkunç bir darbe yemiştir, ölmüştür, yaralanmıştır, kurumları bombalanmıştır. Bu yıkımın sorumlusu en başta AKP’dir. Cemaatin cani ruhlu subaylarının tamamını kendisi yerleştirmiştir ve uyaranlara da bin türlü saldırı yaptırmıştır. Hatayı kurumlar yapmaz hatayı kişiler yapar. Kazaların yüzde 99’u insan hatasından kaynaklanır. Yapılacak tek şey bu yaşadığımız trajediye yol açan eksikleri ve sorunları giderecek önlemleri almaktır. Hatayı, sorunu, suçu meydana getiren kök sorunları, hem sistemsel hem de insan kaynağı olarak bulmak, onları teker teker çözmek ve buradan yenilenerek, güçlenerek çıkmaktır…

AKP’nin kendi suçunu örtüp, cemaatin darbe girişimini bahane edip TSK’ya ve her kuruma, her zaman olduğu gibi aşırı dönüştürücü hamlelere kalkışmasını doğru değildir. Bütün uzmanlar uyarıyor ki; ordunun emir komutasıyla oynamak büyük bir kaos doğurur. Genelkurmay’ın komuta yetkisini dağıtmak orduyu dağıtmak anlamına gelir. Harp Akademileri, askeri liseler ve astsubay okullarının kapatılması, askeri hastanelerin bakanlığa devredilmesi, kuvvet komutanlıklarının Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanması, Genelkurmay’ın Cumhurbaşkanlığı’na bağlanması, Akıncılar ve diğer darbeye karışan birliklerin kapatılması en hafif tabirle milli menfaatlerimize aykırıdır ve Türkiye’yi zayıflatmaktan başka da bir işe yaramaz. AKP bu kafada devam ederse cemaatin başladığı işi kendisi bitirecektir…

Nasuh Mahruki – 1 Ağustos 2016. Sozcu.com.tr