Nikola Tesla, birikmiş otel faturasını Ölüm Işınıyla ödemiş

Nikola Tesla, tarihin gelmiş geçmiş en yaratıcı, öngörülü ve cüretkâr mucitlerinden biri. İcatları arasında Tesla bobini, elektrik osilatörü, daha sonra radyolarda, uzaktan kumandalarda ve nihayet röntgen cihazlarında kullanılacak teknolojiler yer alıyor. Ancak Tesla’nın yaşadığı dönemde en çok ses getiren buluşu, 1930 yılında icat ettiği yüklü parçacık ışını teknolojisiyle çalışan Teleforce isimli bir silah oldu.

Tesla’nın “Ölüm Işını” adını verdiği bu icat, 320 kilometre içindeki 10.000 uçaktan oluşan dev bir orduyu yok edebilecek güçteydi. Tesla icat ettiği bu ölüm makinesini sınırlı biçimde test etme şansı da bulmuştu.

Teleforce ve Ölüm Işınını geliştirme araştırmaları Tesla’yı ciddi bir servetin eşiğine kadar taşımıştı. Ancak Tesla başarılı olabileceğini gördüğü icatlarını, Ölüm Işınına büyük ilgi gösteren dönemin siyasi otoritelerine pazarlamayacak kadar ilkeliydi.

tesla0  Nikola Tesla, birikmiş otel faturasını Ölüm Işınıyla ödemiş tesla0

Tesla, 1915 yılında, büyük icatlarından biri olan Tesla Kulesi olarak bilinen Wardenclyffe Kulesini, Waldorf-Astoria’ya olan 20.000 dolar borcunu ödemek için satmıştı. Teleforce’u satmamış, yüz binlerce doları elinin tersiyle itmişti ama bu bilim tarihinin en büyük icatlarından birini küçük çaplı maddi çıkarları için “kullanamayacağı” anlamına gelmiyordu.

Tesla ve “kendine ait bir oda”

Böyle bir dönemde, New York, Manhattan’daki Governor Clinton Oteline olan borcunu ödemekte zorlanan Tesla, otel yönetimine reddemeyecekleri bir teklif sunmuş.

“Borcum borç,” diyen Tesla, önce onlara Ölüm Işını icadını, aygıtın nasıl çalıştığını tüm detaylarıyla birlikte anlatmış. İcadı binlerce insanı ve yapıyı aynı anda yok edebilecek güçteydi ve yerinden oynatılmaması gerekiyordu. Gerekli önlemler alınmadan kıpırdatılırsa bir yanlışlık olabilir, alet çalışmaya başlayabilir, kendisi dahil bütün oteldekiler bir saniye içinde ölebilirmiş. Bu yüzden Tesla, otelden ayrılamazdı, kendisiyle birlikte herkesin kaderi bu aletin yerinden oynatmadan, emniyet içinde otelde kalmaya devam etmesi gerekiyormuş. Tesla, birikmiş otel faturasının silinmesi karşılığında Ölüm Işınını emniyetle bir şekilde muhafaza edecekti. Böylece otel yönetimi de Tesla’ya kitlesel bir katliamın engellenmesinde yardım edecekti.

Otel yönetimi çaresiz kalmış ve Tesla’nın teklifini kabul etmişti: Tesla’nın yıllardır kabarmakta olan otel faturası sıfırlandı, endişe içinde Ölüm Işınının akıbetiyle ilgili Tesla’dan haber beklemeye başlamışlar.

Ve ahşap kutu açılıyor

Tesla, 7 Ocak 1943 günü otel odasında ölü bulununca, yöneticiler hiç vakit kaybetmeden Tesla’nın odasını incelemek ve Ölüm Işınını emniyetle dışarı çıkarması için derhal ABD Ulusal Savunma Araştırma Komitesinden bir araştırmacıyı otele çağırmışlar.

Ölüm Işınını götürmek için Tesla’nın odasına gelen ekipte yer alan ABD Donanma İstihbaratından John O. Trump, daha sonra FBI’ya iletecekleri raporda, odada buldukları kutuyu açmadan önce bir süre düşündüklerini, derin nefes aldıklarını ve gözleri kapalı biçimde kutuyu açtıklarını yazacaktı.

Kutu açılınca, otel yönetiminin yıllardır Tesla’yı ücretsiz misafir etmesine neden olan endişelerinin de, Ölüm Işınını almaya gelen ekibin Tesla’nın odasındaki panik içindeki bekleyişinin de anlamsız olduğu ortaya çıktı:

Tesla’nın Ölüm Işınını sakladığını iddia ettiği gösterişli ahşap kutusundan çıkan tek şey, on yıllardan öncesinden kalma bir rezistans kutusuydu. En son Wheatstone köprüsünün direnç ölçümleri sırasında kullanılmış direnç kutularına benziyordu. Ki bu da, yirminci yüzyılın başından itibaren herhangi bir elektrik laboratuvarında bulunabilecek kadar basit ve standart bir aletti!

tesla2  Nikola Tesla, birikmiş otel faturasını Ölüm Işınıyla ödemiş tesla2

Mark Twain ve Joseph Jefferson, yakın arkadaşları Nikola Tesla’nın 5. Cadde’deki Laboratuvarında. Arkada bulanık görünen ise, Tesla.

En yakın arkadaşı Mark Twain’in gurur duyacağı bir son

Tesla, son derece basit birkaç elektrikli aleti, içinde önemli şeylerin taşındığını düşündüren acayip havalı bir ahşap kutuya koymuştu. Herkesi de kutunun içinde ölümcül bir silah olduğuna inandırmış; bu sayede yaşamının son yıllarında otel masraflarından kurtulmuştu. Ölüm Işını olduğu düşünülen havalı bir kutu içindeki basit bir direnç kutusu Tesla’yı kapı önüne koyulmaktan kurtarmıştı.

Tesla, binlerce kişinin öldürülmesine neden olabilecek bir silahı ABD hükümetinin ellerine teslim edip milyoner bir bilim adamı olmaktansa, yaşasaydı en yakın arkadaşı Mark Twain’in gurur duyacağı bir hileyle hayatta kalmıştı.

Üzücü bir son not: Tesla’nın bu tatlı kurnazlığı ona, hayatının son yıllarında kalabileceği ve çalışmalarını yürütebileceği emniyetli bir yer sağlamıştı. Ancak Tesla ölür ölmez, Teleforce’a ve ilgili bütün icatlarına ilişkin çalışmalarına ABD hükümeti tarafından el konuldu.

Kaynak: http://kirmizitilki.com/