O dondurmacının önünde neden hep kuyruk var

Moda’ya yolu düşen hemen herkesin merak ettiği o dondurmacının hikayesi…

Karikatürist İzel Rozenta’nın ilk baskısını 2010 yılında yapan kitabı “Moda Sevgilim”, bu defa“Yeniden” alt başlığıyla Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıktı. Rozenta “Moda Sevgilim Yeniden”de, Moda’da dondurma denilince ilk akla gelen “Dondurmacı Ali Usta”nın tüm rakiplerini hüsrana uğratış öyküsünü, hatta açtığı ikinci şubenin dahi kendi şöhretine nasıl yenik düştüğünü yazdı.

İşte İzel Rozenta’nın kaleminden, Moda’ya yolu düşen hemen herkesin bildiği ve hikayesini merak ettiği “Dondurmacı Ali Usta”nın öyküsü:

“Pastane demişken, Moda’nın olmazsa olmazı, meşhur Ali Usta’nın dondurmasından da söz etmek gerekiyor. Moda’daki ilk dondurmamı tepeden tırnağa bembeyaz giyisiler içindeki Arnavut Mehmet’ten tatmıştım. Gerçekten de tadına doyum olmayan bir dondurmaydı bu. Ama birkaç yıl sonra Moda’ya yeniden geldiğimde artık seyyar dondurmacı Mehmet Usta’nın yerine sabit tezgahlarında iki dondurmacı vardı: Ali ile Alpin. Dondurmacı Ali, Santamaria adını verdiği bir çeşitle ün salmıştı. Alpin ise dondurma kornetini doğrudan sıcak çikolata sosuna bandırıyordu.

Ali’nin yanında bir genç vardı, onun da adı Ali’ydi, sanırım yeğeniydi. Derken bir gün bu genç Ali askere gitti, döndü, bir de baktık ki Sarıca Konağı’nın tam karşısında yeni bir dondurmacı açılmış, tabelasında da “Ali Usta’nın Meşhur Dondurması” ibaresi yazılı. İşte bu genç Ali Usta’nın ünü kısa sürede bütün İstanbul’a yayıldı. Tabii Ali Usta’nın ününden diğer Moda dondurmacıları da belli oranda nasipleniyordu: Yaz aylarında her üç dondurmacının önünde uzun kuyruklar oluşmaktaydı.

Ne ki, Moda’daki dondurma tüketiminin boyutlarını fark eden diğer İstanbul dondurmacıları çok geçmeden Moda’da şube açmak için sıraya girmeye başladılar. Ama açılan her yeni dondurmacı, Ali Usta’dan müşteri kapacağına, tam aksine Ali Usta’nın önündeki kuyruğun uzamasına neden oluyor ve çok geçmeden hüsranla dükkanını kapatıyordu. Artık bir tek Ali Usta iş yapabiliyordu Moda’da.

Bu arada Divan Pastanesi de Moda’da bir şube açmış, Modalılar tarafından büyük bir coşkuyla karşılanmıştı. Tabii Divan Pastanesi’nin yöneticileri de Moda’daki dondurma potansiyelinin farkına varmış, pastanenin dışında, Moda Caddesi’nin üstünde seyyar bir dondurma kulübesi kurmuşlardı. Ama nafile! Kimse Ali Usta’nın bileğini bükmeyi başaramıyordu.

Bu üstün başarısından kendi de ürkmüş olmalı ki, Ali Usta çok yerinde bulduğum bir hamleyle, “Başkası geleceğine ben geleyim” mantığıyla, bulundupu binanın hemen solundaki boş dükkana ikinci şubesini açtı. Yanılmıyorsam orayı da kardeşi ya da bir akrabası işletmeye başladı. Her iki tezgahta da satılan dondurma aynıydı.

Buna rağmen kuyruk hâlâ ilk dükkanın önündeydi! Sonunda ikinci dükkanın yazgısı da diğer dondurmacılarınki gibi olmuş, bir yıl geçmeden kapanmıştı. Bugün, Moda’da artık ne eski Dondurmacı Ali var, ne Alpin ne de Divan Pastanesi ama Ali Usta Dondurmacısı ve Elif Pastanesi yerli yerinde durmaktadır.”

Sinan Acıoğlu – Odatv.com