Okurken ‘Yok Artık!’ Diyeceğiniz, Lise Sıralarında Yapılmış İnsanlık Dışı Hareketler

Lise zamanları, ergenliğin doruklarda yaşandığı bir dönem, bir araya gelen bir sürü ergen. Bu kadar şey aynı anda bir araya gelince saçma sapan olayların yaşanması da kaçınılmaz oluyor.

arkadaş nereden duydum hangi porno dergisinde okudum bilmiyom, kişinin boynunu 20-30 saniye böyle sıkıca sıktın mıydı bayılırmış ama hemen ayılırmış. tokat falan atarsan kendine gelirmiş. e bende liseliyim ya, niye yapmıyom di mi..? salaklığa bak ya..

ben bunu dedim bizimkilerin yanında, adam da siktir olm öyle şey mi olurmuş deyip gaza getirdi.. hadi yap diye tutturdu. adamı görsen sıkmadan tokat at, bayılır.. o derece zayıf, çelimsiz bişii. tuttuydum adamın boğazını, ne 20’si 15 saniye olmadı, yığıldı herif kollarımın arasında.. kesin bizi sikiyo bu deyip, kalk lan hadi dedim.. bıraktıydım adamı, adam yere düştü. benim götüm bi büzüştü bi büzüştü.. öldü gitti sandım.. bizim bi fırlama arkadaş var, mustafa.. daha önceden kinli midir nedir, adamı tokatlamaya başladı.. uyandı bizimki, siz kimsiniz, nerdeyim diye bakınıyo mal mal.. orospuydun önceden sen deyip gülüyo mustafa’da..

benim nam almış başını gitmiş.. resim dersine gireceğiz, oktay diye arkadaş var.. hadi beni bayılt da göreyim dedi. adam yaşıtlarımız arasında en hayvanı, zabellah gibi bişii amına koyiim.. gaza getirdi bu da.. hoca gelmeden şunun havasını alayım dedim bende.. tuttum boynunu, sıkıyom.. herif götümü bayıltın diye gülümsüyo.. geçti bi 30 saniye ama adamda tık yok.. gözü kıpkırmızı oldu ama bayılmıyo amına koyiim.. sıktıkça sıkıyom, millet de bizi izliyo.. saniyeler geçiyo.. yok aga dedim elimde kalacak herif.. bıraktım, iyi misin dedim.. herif mal mal suratıma bakıp, gülümsüyo hala.. arkamı döndüydüm, çevredekiler ay uyy diye panikledi.. meğerse adam başka şeyden gülümsüyomuş.. adam titremeye başladı.. arkamı döner dönmez titreyerek labut gibi yere yığıldı herif.. kafayı da sıraya geçirdi.. titremesi de kesilmedi.. tokat atıyom, uyan lan bokunu yiyiim uyan diyom, ağlicaam nerdeyse.. adam hala gülümsüyo, hala titriyo.. götürdük tuvalete.. yıkadık, tokatladık falan.. ayıldı çok şükür..

lan bu yaptığım hocalara kadar gitmiş.. veli toplantısında babama falan demişler.. adam eve geldi.. ”lan sen arkadaşlarının boynunu falan sıkıyomuşun, bayıltıyomuşun.. doğru mu bu..?” dedi.. yaa işte, öyle şakacıktan falan.. dediydim.. ”hadi beni de bayıltsana” dedi lan herif..

***

boş derste camdan aşağı ceket atıp alt katta derste olan hocanın bakmasını sağlamak, ceketi köşeye atıp üstünde ceket olan bir arkadaşın üstünü başını silkeyerek yürümesi, hocanın sen atlayan çabuk yukarı gel demesi, üstünü silkeleyen arkadaşın koşarak kaçması, müdür yardımcısının ertesi sabah sırada, dün üçüncü kattan atlayan çabuk kürsüye çıksın demesi.

***

kopya çekeceğimi bildiği için, sınav esnası sürekli yanıbaşımda duran hoca uzaklaşsın diye osurmamdır. ve hakikaten kokuyu aldıgında yüzünü ekşitip masasına gitmişti. şu an düşünüyorum da bundan daha vahim bir anı olamaz. okulun pilav günlerinde yüzüne bakıyorum ben bu adamın.

***

din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde sınıfın topluca sınıftan kaçmaya karar vermesi, sınıftaki bütün erkeklerin kravatlarını toplayıp birbirine bağlaması, en üst kattan aşağı sarkıtarak zemine ulaştığını görmesi, akabinde deneme turu için ucuna kitap bağlayarak tekrar aşağı sarkıtması, kitabın yukarıya çekilirken alt katta takılması, birkaç geri çekme denemesinden sonra kitabın başka bir kitapla değiştirilmiş şekilde yukarı gelmesi. alt kattaki sınıfla bu sessiz kapışmanın 3-5 kitabı kravatla sarkıtarak değiştirmek suretiyle devam etmesi.

en son değişim turunda kravatı 3 kişi çekmemize rağmen yukarı gelmemesi, olayı farkeden çok kafa din hocasının “gençler problem nedir?” diye bakması, bizim “hocam kravat gelmiyo, bi el atsanız?” dememiz, hocanın “peki” diyerek gelmesi (?!), kravatı çekmeye başlaması, bir süre sonra bizim kravatı bırakmamız, ve hocanın kravatı çekerken kafasını camdan dışarı uzatması, alt katta matematik dersi işleyen hoca kravatın diğer ucunu elinde tek başına tutarken gözgöze gelmeleri, camdan birbirlerine “iyi dersler hocam” diyerek selamlaşmaları, sınıfın kopmasına müteakip dersin olağan işleyişine dönülmesi.

***

lisedeyken her zamanki gibi köşeme geçmiş takılırken, en ön sırada oturan kızın çantasını karıştıran it arkadaşım bana kaş göz kırpmaya başlamıştı. sürekli kızın çantasını açar suyunu alır içerdi şerefsiz. neyse gene suyunu alayım derken, kızcağızın günlüğünü bulmuş it. beni de çağırınca tel tokayı kaptığım gibi gidip günlüğün kilidini açtım ve iki şerefsiz başladık okumaya.

meğer bizim kızın memeler yeni yeni büyümeye başlamış, küçük diye utanıyormuş da sünger koyup geziyormuş. ergenlik manyaklığı ya bunu okuyunca çok eğlendik ve bütün sınıfla paylaşmak istedik. öyle bir paylaştık ki kız sınıfa geri döndüğünde, başı tahtayı silmeye yarayan bir süngerin çektiği halay ekibi kurulmuş, sünger de sünger diye halay çekiliyordu.

garibim önce anlamadı, sonra çantasına bakıp manzarayla karşılaşınca aldığı gibi çantasını gitti. ertesi gün de okula gelmedi. sonra babası okula gelip, kızım intihar edecek diye olay çıkarınca dedik bu böyle olmaz. biz de insanız. aramızda para toplayıp çiçek aldık kıza göndericez, üstüne de herkes telefonlarını çıkarıp birer mesaj atsın diye anlaştık. hepimiz “canım özür dilerim seni çok seviyorum” temalı mesajları yazarken, o günlüğü bulan itin mesajı “geçmişe sünger çekelim.” şeklindeydi. neyse yakaladım da gönderemedi it.

it dediğime bakmayın hala hatırladıkça gülerim, severim o acımasız iti.

***

iki kat mesafeye rağmen, 10 öğrenciyle birlikte öğretmenlerin geziye gittiği sırada, okuldakilere farkettirmeden, sosyal ve matematik bölümü hocalarının ve bölüm başkanlarının ofisinin yerini değiştirmek. az buz değil odalarda 8-9 bilgisayar, yazıcı, 5-6 kitaplık, misafir koltuğu, onlarca masa sandalye bulunan odayı kapıdaki tabelaları da dahil yerini değiştirmemiz.

bu operasyonu yapanları uzun süre aramaları, 10 kişinin işin içinde olmasına rağmen açık vermememiz, odaları geri taşımaya üşendikleri için öyle kullanmaya devam etmeleri 🙂

***

-3.kattaki sınıfın penceresinden aşağı sıra atmak. evet bildiğin sıra atmak.

-ses kaydediciye seks yaparken çıkarılan iniltileri kaydedip, ders esnasında çalıp “hocam tuvalette uygunsuz ilişki var koşun” diyerek dersi kaynatmak.

-ibneliği ve puştluğu abartarak, şikayetler yüzünden sınıfa il eğitim müdürü’nün gelmesi, ve adamın nasihatlerini dinlemek.

-eğitim müdürü benim önümde yarım sayfa defter yaprağı görünce “hocam, ben fakirim defteri günlük alıyorum” demek.

-sınıfa osuruk bombası atmak ve tuvalet boruları yüzünden hep bu diyerek anarşik olaylar çıkarmak.

-hoca beni dövmeye çalışırken sınıfın ortasından geçen tuvalet borusunu siper alarak matrix hareketleri yapmak ve hocanın kolunu çatlatmak.

-sınıfın ortasında ateş yakıp, hocayı halaya almak.

-hocanın tokadını yedikten sonra, “hocam omuriliğime vurdunuz bu çok tehlikeli bir şey aslında” diyip bağırmak ve bayılma numarası yapmak. tüm okulu birbirine katmak.

-yıl sonu mezuniyet balosunda sahneye çıkıp, hocalara giderli rap şarkı söylemek ve o salak bakışları arasında orta parmak yapıp, asdfjasdklfjsalk fuck da teachers diye öğürmek.

ve daha milyonlarcası…

***

yandan asılan çantamın (ne deniyorsa artık) askısına ibrişim kuşak adını verip o kuşakla dayanabildiğimiz kadar boğazımızı sıkıp “death time” adı altında bir oyun icat etmek, sonra işi geliştirip bu işi düello haline getirmek (iki kişi karşılıklı sıkıyor birbirinin boğazını, karşıdaki bırak işareti verene kadar devam ediyor, bırakan eleniyor), sınıfta turnuva düzenlemek, bunun okula yayılması, tüm bunların derslerde yapılması, oyunun dövüş kulübü gibi kuralları olması, hocaların manyak bunlar elleşmeyelim hiç bakışları.

kaynak: eksisozluk.com