Paşa kaysın kaydıraktan – Bekir Coşkun

Çünkü bizim çocuklarımız Anıtkabir’e gittiklerinde gözlerinde boncuk boncuk yaşlar olur…
O an sadece annelerinin, babalarının ya da arkadaşlarının elini tutmak isterler…
İçlerinde kıyametler kopar, hissettikleri minnet, güven, sevgi, umut duygularını anlatmak isterler, anlatamazlar…
Dudakları titrer…
Gözleri kaydırak maydırak görmez…

İzin verdiğine göre, o kaydıraktan Akar Paşa kaysın…
Cumhuriyetimizi yıkanların, Atatürk’ü silenlerin düğünlerinde mutlu olduğuna, ruhani söylemlerinde ağladığına göre, Atatürk’ün mezarında ağlayacak değil…

Kaydırak eğlenceli bir şey…
Oturunca ayaklarını havaya kaldırıyorsun, ayaklar kafadan yukarıda olacak…
Oturur oturmaz “Uvvv…” diye ses kendiliğinden çıkıyor ağzından, bu biraz korku, biraz heyecan, ama en çok etrafa “Kahramana bakın” sesidir…
Başlıyorsun dönmeye…
Döne döne iniyorsun…
Hiçbir şey yapmadan gidiyorsun nasılsa…
Çuval koysan kayar…

Öyle kıpırdamadan “Uvvv” diye uçuyorsun…
Kafanı kıçını oynatmayacaksın… Kıpırdarsan kafa altta, gövde sistemin dışında, tepetaklak çıkarsın borudan…
Biliyorsun:
“Dereyi geçerken at değiştirilmez…”
Tadını çıkaracaksın…
En keyifli yanıdır:
Uçtuğunu sanıyorsun…
Ama aşağı iniyorsun…

Atatürk büstünün yanına umumi tuvalet yaptılar… Tam 300 yerden adını sildiler… Okul duvarlarından resmini indirdiler… Çiftliğini yıktılar… Köşkünü yerle bir ettiler… “Ayyaş” dediler… Her Allah’ın gecesi televizyonlara çıkıp yapmadıkları hakareti bırakmadılar…
Cumhuriyetini yıkmaya devam ediyorlar…
Onun eseri yıkılırken seyrettiler…

Anıtkabir’e kaydırak koymak -huylarıdır- bir test…
Sesini çıkarmazsan, Emin Çölaşan‘ın dediği gibi restoran, yanına dönerci açarlar…

 

Boncuk boncuk gözyaşları ile Ata’sına giden bebeklerim…
İlk kez bir kaydırağı istemediler…
Eminim…

Ya onu oradan kaldıracaklardı…
Ya da ilk fırsatta biz kaldıracaktık…

Bekir Coşkun