Politik Tartışmalar ile Şempanze Davranışları Arasındaki Benzerlikler ve Kuzenlerimizden Öğreneceklerimiz

İzlediğiniz politik tartışmalar sırasında televizyonunuzun sesini kapatmayı deneyin. Böylece dil ve tartışmanın konusunu ortadan kaldırabilir ve sözlü-olmayan iletişime (duruş, jest ve mimikler, vs.) odaklanabilirsiniz. Hoş, genellikle daha muhafazakar olan grupların tartışmalarında sesi kapatmaya pek gerek yoktur, zira tartışma konusu çok da önemli değildir. Ne üzerine tartışılırsa tartışılsın, genellikle görülen tek şey birbirine yönelik hakaret, yanlış bilgiler üzerinden küçümseme, diğerlerinin “gizli motivasyonlarını” sorgulama ve hatta anatomi ve görünümden yola çıkarak argümanlar üretmeye çalışmaktır. Aslına bakarsanız bu, tam da maymunların harika bir şekilde yaptıkları davranışlardır: ürkütme, korkutma, tehdit etme, omuzları silkme, kendi göğüslerini yumruklama, vs.

Dünyaca ünlü primatolog ve hayvan davranışları bilimcisi Frans de Waal, 1982 yılında “Şempanze Politikası” isimli kitabı yazmaya karar vermiştir, çünkü erkek şempanzeler arası güç politikaları, insanlar arası güç dinamikleri ile neredeyse birebir aynıdır. Kurdukları dostluklardan tutun da, yaptıkları antlaşmalara kadar! Örneğin şempanzeler, kendileriyle dost olan diğer erkek şempanzelerin kendi bölgelerindeki yiyeceklere ulaşmasına izin verirken, rakip şempanzeleri uzak tutmaya çalışırlar. Tıpkı insanlarda olduğu gibi şempanzelerde de baskınlık (dominantlık) fiziksel güç ile değil, topluımun ne kadarlık bir kesiminin ona destek vermesiyle belirlenir.
Şempanzeler de, bebekleri havaya kaldırıp kameralara poz veren insan politikacılardan farksız bir şekilde, yenidoğan şempanzeler üzerinde etkiye sahip olmak amacıyla güç peşinde koşarlar. Bu nedenle diğer şempanzelerin yavrularına yanaşırlar, onları kucaklarlar, gıdıklarlar, oynarlar. Böylece onların ebeveynlerinin dikkatini, desteğini ve adeta “oyunu” kazanmaya çalışırlar. Özellikle de anne şempanzelerin desteği çok önemlidir; çünkü diğer erkekler bir erkeğin sahip olduğu dişi desteğinden ürkerek uzak durmayı tercih edebilirler. Bu nedenle güç peşinde koşan erkek şempanzelerin dişiler üzerinde iyi bir intiba bırakması hayati öneme sahiptir.
Peki ya güç peşinde koşan bir erkek değil de bir dişiyse? Dişi bir şempanze, erkek şempanzeler üzerinde egemenlik kurabilir mi? Bu çaba ve cinsiyetler arası güç mücadelesi, şempanze toplumundaki güç dinamiklerini kökünden değiştirmektedir. Çünkü erkeklerin diğer erkekleri nasıl ve ne yöntemlerle korkutmaya çalışacağı son derece tahmin edilebilirdir ve toplum içerisinde net bir şekilde kabullenilmiştir. Örneğin erkekler birbirlerine hakaretler ederler, kaba ve seksist şakalar yaparlar, olduklarından çok daha güçlü ve iktidar sahibiymiş gibi gözükmeye çalışırlar. Bunların hepsi, erkeklerin güç oyununun sıradan bir parçasıdır. İnsan politikasının kabul edilmiş dinamikleridir. Örneğin daha uzun boylu politikacılar genel olarak daha avantajlıdır; bu nedenle daha kısa boylu politikacılar fotoğraf çekilirken bir kutu üzerine çıkmayı tercih ederler. Ancak söz konusu rakip bir kadın olduğunda, bu çaba tamamen işlevsiz hale gelir. Dişi-erkek mücadelesinde boyun hiçbir önemi yoktur. Ne üzerine tartışıldığı çok daha büyük önem kazanır. Bir anda entelektüelite, hayvani güdülerimizin önüne geçer.
Şempanze-insan politikası arasındaki ilginç bir konu ise kadın dayanışmasıdır. Bu kavram, analizleri oldukça güçleştirmektedir. Şempanzelerde dişiler çok ama çok nadiren bir arada bulunmayı tercih ederler. Ancak ne zaman ki bir erkek onları tehdit etmeye kalkar, bir an bile düşünmeksizin dayanışma yolunu seçerler ve bir bütün olarak tehditle mücadele ederler. Örneğin şempanze toplumlarında bir erkeğin hayatını en fazla tehdit eden şey bir diğer erkek değil, yüksek rütbeli bir dişiyi gereğinden fazla tehdit etmektir. Örneğin bir şempanze toplumunda başınızın belaya girmesini istiyorsanız, yüksek rütbeli bir dişiyi sekse veya boyun eğmeye zorlamalısınız. Bunu yaptığınız anda çok güçlü bir dişi dayanışması sizi kısa sürede alaşağı ediverecektir!
Bunun neden bu şekilde olduğunu görmek çok da zor değildir: Dişilerin belli bir noktayı sınır olarak belirlemesi ve onun ötesine geçildiği anda dayanışmaya başvurması, bu dayanışmaya katılan her bir dişiye avantaj sağlamaktadır. Hele ki erkekler genel olarak fiziksel olarak daha güçlü oldukları için, dişiler arası dayanışma daha da önem kazanmaktadır.
Bunun insan politikasındaki karşılıklarını görmek de oldukça ilgi çekicidir. Örneğin bir dişi politikacının, bir erkek politikacıya sert bir şekilde saldırması pek etkili bir strateji olmayacaktır. Çünkü dişi öfkesinin toplumda pek bir karşılığı olmadığı gibi, destek çekmek açısından da pek bir etkisi bulunmayacaktır. Dolayısıyla bunun gibi “erkek stratejilerine” başvurmanın pek bir anlamı yoktur. Bunun yerine, erkek rakibin, karşısındaki kişinin dişi olmasını küçümseme ve hor görme hatasına düşeceği beklentisi içerisinde bulunup, bu yapıldığı anda (ki neredeyse her zaman yapılacaktır; erkekler çoğu zaman “gurur” sebebiyle aptalca hareketlerde bulunurlar) dişinin savunduğu şeylerin arkasında durması çok daha fazla puan toplayacaktır. Böylece erkek politikacı salt saldırıdan medet umarken, dişi politikacı zeka ve doğru zamanda doğru konumu almak açısından stratejik üstünlük sağlayabilcektir.
Hazırlayan: ÇMB (Evrim Ağacı)  – Kaynak: Frans de Waal