Prof Dr İbrahim Uslu’nun;

Prof Dr İbrahim Uslu’nun; “Kanser iyileştirilmesi en kolay hastalıktır” yazısına ithafen.

Bilmiyorum ne amaçla paylaştınız bu yazıyı ama umarım ciddi değildir. Çünkü bu yazıda belirtilen bir kaç bilinen doğru dışında gerisi külliyen yalan.

Ben Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalında yüksek lisans öğrenimi gören bir öğrenciyim. Ve çalışma alanım kanser biyolojisi. Öncelikle belirtmek isterim ki kanser bir hastalık değildir. Yani sizin “hastalık” kelimesini nasıl tanımladığınıza bağlı aslında bu. Kanser hücrelerin genetik kodlarında oluşan bir mutasyon sonucu değişimleridir. Bizi biz yapan, hücrelerimizi hücrelerimiz yapan nasıl ki genetik kodlarsa, kanserleşmeyi sağlayan da bu genetik kodlardır. Genlerdeki değişim sonucu hücrelerin karakteri değişir ve bazı farklı özellikler kazanır.
1. Kanser oksijensiz solunum yapar. Evet bu doğru. çünkü bizi yaşlandıran, hücrelerimizin aslında ölmesindeki en büyük etken oksijenli solunum. çünkü oksijenli solunum sonucunda oluşan reaktif oksijen türevleri (serbest oksijen radikalleri) hücre organellerine zarar verir. yani aslında bizi yaşatan şey aynı zamanda da öldürür. E o zaman hücrelerimiz neden oksijenli solunum yapıyor diyeceksiniz. Yapıyor çünkü oksijensiz solunum ile kazanılan net enerji 2 ATP iken oksijenli solunum ile bu rakam 38 ATP oluyor. Hücrelerimizin oksijenden daha iyi yararlanmalarını sağlayacak bir evrimsel hareket bu. Ama unutmayın kanser ölümsüzdür. Bu yüzden de kendisine zarar vermemek için oksijenden kaçar. Peki siz nasıl olacak da vücudu oksijensiz bırakacaksınız?
2. Kanserli hücreler oksijensiz solunum yaptıkları için sadece glikoliz ile enerji üretirler. yani net 2 ATP eldesi olan yöntem. Bu yüzden de deli gibi enerji ihtiyacı olduğu için inanılmaz derecede glikoz yani şeker tüketirler. Glikoliz sonucu ortama CO2 salınır ki bu da asidiktir. Yani aslında kanser hücreleri asidik ortamı sevmez, yaratırlar. Bu yüzden de kanser hastalarına glikoz içermeyen besinler olan bir diyet uygulanır, ama vücudun temel besinidir glikoz. Nasıl keseceksiniz bunu?
3. Vücudumuzun optimal ısısı 36,5 derecedir. Bunun sebebi enzimlerin ideal çalışma ısısı budur. 38 derece ateşimiz olduğunda vücudumuzda sorunlar olması, ateşten korkmamızın sebebi de budur işte. Sıcaklık enzimlerin yapısını bozar. E haliyle de yapısı bozulan enzimler çalışamaz. Bozulan ve iş göremeyen enzimlerin olduğu bir vücut işlemez. yani vücut bozunarak ölmeye mahkum olur. Yeniden nasıl canlandıracaksınız bozulan vücudu?
4. Kanserle savaşmak için bulunan ve işe yarıyor gibi olan bir sürü ilaç var. Ama yine de pek işe yaramıyorlar, neden? Çünkü kanserli hücreler çok iyi saklanıyorlar. Çünkü verdiğiniz ilaçlar hücreleri normal mi kanserli mi ayırt edemiyor. Kanserli hücreler gayet normal hücrelermiş gibi yüzey reseptörlerine sahip. Ve bu yüzey reseptörlerini değiştirebiliyorlar. Bu yüzden de verdiğiniz ilaç ya hiç bir işe yaramıyor, ya da kanserli hücrelerle birlikte normal hücreleri de öldürüyor. Akciğerde olan küçük bir kanserli doku için bütün akciğeri öldürmeyi göze alır mısınız? Ayrıca MDR(Multi Drug Resistance) denilen transmembran proteinleri var hücrelerde. Bu proteinler bir kapı görevi görür ve kanserli hücrelerde fazlasıyla gelişmiştir. Bunlar hücre içinde bulunan, hücreye girmiş olan ve hücre hayatını tehdit eden zararlı kimyasalları hücre dışına atar. Kanserli hücreler de verilen kemoterapi ilaçlarını bunlar vasıtasıyla dışarı atar. Bunları nasıl kapatacaksınız?
5. En önemlisi ise hücrelerin yaşlanmasının temel sebeplerinden birisi olan telomeraz aktivitesi. Telomeraz dediğimiz şey DNA’larımızın ucunda bulunan ve her hücre bölünmesinde hücrelerimiz DNA’larını kopyalarken, DNA’ların kısalmasını ve zarar görmesini engelleyen parçacıklardır. Her hücre bölünmesinde görülen DNA eşlemesi olayında bu telomerazlar kısalır, kısalır. Sonunda DNA kopukları görüldüğü zaman da hücre apoptoza gider, yani planlı olarak kendisini ölüme götürür. Yaşlı insanlarda telomerazlar kısadır hatta yok denecek kadar azdır. İnsanlar bu yüzden yaşlanır ya. Ama kanser hücrelerinde sonsus ve sorunsuz bir telomeraz yenilenmesi mevcut. Bu yüzden de hiç yaşlanmaz, hep taze ergen hücreler olarak kalırlar. Bunun için kafa yormayın, çünkü bunun çözümünü bulduğunuz zaman insanoğlu için ölümsüzlüğü de bulmuş olacaksınız 🙂
Size daha bir çok şey yazabilirim, ama şimdilik sadece bu yazılan asılsız, silme yalan yazıya bir cevap olarak bunları yazıyorum. Umarım bu konular üzerinde gerçekten çalışan ve iyi bilen insanların yazdıklarını yayınlar, zayıflama ve yemek tarifleri ile ilgilenen bir kimyagerden daha çok önem verirsiniz.
Buraya kadar okuduysanız eğer, teşekkür ederim.
Saygılarımla,
Mansur CİCİ
Prof Dr İbrahim Uslu’nun Prof Dr İbrahim Uslu’nun Prof Dr İbrahim Uslu’nun Prof Dr İbrahim Uslu’nun Prof Dr İbrahim Uslu’nun Prof Dr İbrahim Uslu’nun Prof Dr İbrahim Uslu’nun Prof Dr İbrahim Uslu’nun Prof Dr İbrahim Uslu’nun Prof Dr İbrahim Uslu’nun Prof Dr İbrahim Uslu’nun Prof Dr İbrahim Uslu’nun  Prof Dr İbrahim Uslu’nun Prof Dr İbrahim Uslu’nun; a bos 40