Proje okul dedikleri işte budur. Büyüyünce badem olsun diye, çağla badem yetiştirmek istiyorlar

Profesör Ahmet Taner Kışlalı, gazeteci, İzmir milletvekili, kültür bakanıydı, Atatürkçü Düşünce Derneği genel başkan yardımcısıydı, “Kemalizm geçmişin bekçiliği değil, geleceğin öncülüğüdür” düşüncesinin bayraktarıydı, Mustafa Kemal’i ve devrimlerini gençlere en iyi anlatan biliminsanlarından biriydi, dinci gazeteler tarafından hedef gösterildi, bombalı suikastle öldürüldü.

Aydın Büke, İstanbul devlet senfoni orkestrasında flüt sanatçısı, akademisyen, müzik tarihi üzerine kitapları var. Aydın Ilgaz, edebiyat çınarımız Rıfat Ilgaz’ın oğlu, babasıyla birlikte kurdukları Çınar Yayınları’nın sahibi.  Birol Bayram, karikatürist.  Cahit Berkay, Anadolu rock’ın babalarından, Moğollar’ın kurucularından, gitarı bağlamayı curayı konuşturan adam.
Cahit Kocaömer, Türkiye İş Bankası genel müdürü, banka ve sigorta işleri sendikası başkanı, Türkiye sınai kalkınma bankası yönetim kurulu başkanıydı.

Ercüment Batanay, yaylı tambur efsanesi. Erdal Atabek, hekim, Türk tabipler birliği başkanlığı yaptı, Ali Sirmen, Ataol Behramoğlu gibi ustalarla birlikte Barış Derneği’nin kurucularından oldu, yazar.  Ergican Saydam, piyanistti, dünya çapında iki binden fazla konser verdi, İstanbul Filarmoni Ödülü, Simon Bolivar Ödülü vardı.  Ergin Orbey, tiyatro-sinema oyuncusu, senarist, yönetmen, konservatuar eğitimcisi, devlet tiyatroları genel müdürüydü.  Feridun Karakaya, cilalı İbo.  Hakkı Devrim, Meydan Larousse’tu.
Hasan Pulur, Yeni İstanbul, Vatan, Havadis, Akşam, Güneş, Hürriyet, Milliyet, olaylar ve insanlar’dı.

İskender Paydaş, aranjör, söz yazarı, yapımcı, gitar, davul, org, trompet, Türk popunun kutup yıldızlarından. Küçük İskender, senin mahallende aşk masallara giremez, masala giren aşk çıkamaz o mahallelerde… Şair.  Nehar Tüblek, Amcabey, Yavrutürk, Akbaba, Saka, Dolmuş, Dünya, Akşam, Hürriyet, Günaydın, karikatür gazetecisiydi. Muhammed el Manguş, Libya başbakanıydı, Türk müteahhitlere Libya’nın kapılarını açan, gerçek Türk dostuydu, vasiyeti gereği memleketi Libya’da değil, Türkiye’de, İstanbul’da toprağa verildi.
Özcan Köknel, psikiyatri profesörü, referans kitaplarıyla insanı anlamamıza yardımcı olan insan.

Özdemir Asaf, tek kişilik miydi bu şehir, sen gidince bomboş kaldı… Şair. Ömer Kavur, Yatık Emine, Yusuf ile Kenan, Anayurt Oteli, Akrebin Yolculuğu, Melekler Evi… Film yönetmeni, yapımcı, senarist.  Sanlı Sarıalioğlu, Beşiktaş kaptanı, milli futbolcu, teknik direktör, spor yazarı.  Süleyman Seba, Türk futbolunun kahramanı, farklı takımlara gönül veren futbolseverlerin ortak paydası, Beşiktaş’ın yeri doldurulması imkansız başkanı. Sadettin Erbil, Türk tiyatrosunun, Yeşilçam’ın duayeniydi.  Profesör Yalçın Küçük, yazar, ekonomist, tarihçi, siyaset bilimci, dil bilimci, kürdolog, sovyetolog, medya-edebiyat eleştirmeni, gençlik önderi.  Sabih Kanadoğlu, Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı, varlığıyla onur duyduğumuz hukuk adamı.  Şükrü Elekdağ, büyükelçi, bilge diplomat, milletvekili, yazar.

Ortak özellikleri nedir?  Hepsi Kabataş Erkek Lisesi mezunudur.

Peki şu kimdir?

“Artık bu memlekette bütün okullarımızın imam hatip lisesi olması zamanı geldi, şimdi elhamdülillah, dağı taşı dolduracağız, şuuru vermek de sadece okul saatinde yetmiyor, imam hatipe geliyor ama mescide indiremiyoruz, aynı çocuğun mescide devam etmesi lazım.”

Dün görüntüleri ortaya çıktı… Kabataş Erkek Lisesi’ne müdür yardımcısı olarak atanan imam öğretmenmiş!

“Proje okul” dedikleri, işte budur. Rengarenk yerine, tek tip, türbe yeşili olsun istiyorlar.

Kabataş Erkek, İstanbul Erkek, Kadıköy Anadolu, Cağaloğlu Anadolu, Vefa, Ankara Atatürk, Ankara Fen, İzmir Fen, Bornova Anadolu gibi liselerimizden… Yukarıdaki gurur tablosu gibi, Türkiye’ye değer katan, düşünen, üreten, rol model insanlar yetişmesin istiyorlar.  Büyüyünce badem olsun diye, çağla badem yetiştirmek istiyorlar!

Yılmaz Özdil