Reddedilen ve Sonradan Nobel Ödülü Kazanan 8 Bilimsel Makale

Bir bilim insanı için, yürüttüğü çalışmanın bir bilimsel dergi tarafından reddedilmesi o çalışmaya harcadığı aylardan veya yıllardan çok daha büyük bir kayıp hissidir.

Fakat, dünyanın en ünlü araştırmacılarının bile yayınlanamadan reddolmuş oldukça fazla araştırması söz konusudur. Hatta bu çalışmaların bazıları daha sonradan Nobel Ödülü’ne bile aday gösterilmiştir.

Bu durum yayın sisteminin eksik ya da başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Aslında reddedilme işlemi belli açılardan iyidir, çünkü araştırmanın daha sağlıklı bir “peer-review” sürecine tabi olmasına sebep olur.

“Peer-review”, bir grup bağımsız araştırmacının bilimsel dergiye gönderilen her makaleyi okuyup, sonuçların ve araştırma yöntemlerinin sağlamlığını değerlendirmesini içerir. Eğer söz konusu bilimsel araştırma daha fazla çalışmayı gerektiriyorsa ya da bilimsel dergiye uygun değilse, makale reddedilebilir ve/veya araştırmanın yürütücülerine bir revizyon yapılması önerisinde bulunulabilir.

Reddedilme sürecinin ardından, gerekli revizyonlara tabi tutulan çalışmalar genellikle ilk halinden daha iyi bir hale gelir ya da en azından bilimsel dergide yayımlanabilecek bir ürüne dönüşmüş olur.

Şimdi gelin hep beraber; reddedilmenin bir son olmadığını, aslında bir başlangıç olduğunu gösteren, alanında devrim yaratan ünlü çalışmalardan birkaçına göz atalım.

1. Enrico Fermi’nin zayıf etkileşim üzerine ufuk açıcı makalesi, 1933

“Çalışma, okuyucunun ilgisini çekmek için gerçeklikten çok uzak spekülasyonları içeriyordu.” -Frank Close, Small Things and Nothing

Zayıf etkileşim, ilk olarak Enrico Fermi tarafından Alman bilim dergisi Zeitschrift für Physik ‘de 1933 yılında yayımlanan “An attempt of a theory of beta radiation” başlıklı araştırmasında tanımlanan doğanın dört temel (ya da beş olma ihtimali söz konusu) kuvvetinden birisidir.

Fakat bu çalışma, “gerçeklikten çok uzak olduğu” gerekçesiyle ilk olarak Nature dergisi tarafından reddedildi.

Bu makale Fermi’ye 37 yaşındayken, 1938 yılında Fizik Nobel Ödülünü kazandıran; nötron ışınlaması tarafından üretilen yeni radyoaktif elementlerin varlığının gösterilmesi ve yavaş nötronlar tarafından meydana getirilen nükleer reaksiyon keşfi çalışmasının temelini oluşturdu.

2. Hans Krebs’in Krebs Döngüsü olarak bilinen sitrik asit döngüsü üzerine makalesi, 1937

Krebs-dongusu-bilimfilicom  Reddedilen ve Sonradan Nobel Ödülü Kazanan 8 Bilimsel Makale Krebs dongusu bilimfilicom

Nature/The Scientist

Evet, sonradan ders kitabı olarak okutulan bilim insanları bile bir zamanlar reddedilmiştir. Krebs’in çalışmasında yanlış olan bir şey yoktu, ancak Nature bir zamanlar inceleyemediği çalışmaları kenarda bekletiyordu.

Daha sonradan Krebs bir anısında şöyle yazmıştı;
“Bu durum, 50’den fazla makale yayınladığım kariyerimde bir ilkti ve ben reddedilmiştim ya da “yarı-reddedilmiştim.” 

“Hayvan dokularında ara metabolizmadaki sitrik asidin rolü” başlıklı makale daha sonra Hollanda bilim dergisi Enzymologia yayımlanmış ve 1953 yılında Krebs’e “sitrik asit döngüsü keşfi” için Tıp alanında Nobel Ödülü kazandırdı.

3. Murray Gell-Mann’ın temel parçacıkları sınıflandırma üzerine makalesi, 1953

” ‘İzotopik Dönü ve Tuhaf Parçacıklar’ bu benim başlığım değildi. Physical Review ‘Tuhaf Parçacıklar’ı reddetti. Sonra ‘Garip Parçacıklar’ başlığını denedim ve onu da reddettiler. Onlar, ‘Yeni Kararsız Parçacıklar’ da ısrar ediyorlardı. Physical Review editörleri için bu başlık yeterince görkemliydi.

Physical Review Letters‘dan hep nefret ettiğimi söylemeliyim ve neredeyse 20 yıl önce bir karar verdim; bu dergiye bir daha asla yayın göndermeme kararı aldım. Fakat 1953 yılında kendimi alışveriş için uygun fiyat arayarak etrafta dolaşan bir pozisyonda buldum.” –Murray Gell-Mann, Strangeness

Bazen reddedilen makalenin içeriği değil, başlığı da olabilir.

Sonunda, başlığın ne olduğunun bir önemi kalmıyor ve 1969 yılında “temel parçacıkların ve etkileşimlerinin sınıflandırılmasını ele alan keşfi ve katkılarından” dolayı Gell-Mann, fizik alanında Nobel Ödülü aldı.

4. Radyoimmünoassay icadı, 1955

Radyoimmunoassay-icadi-bilimfilicom  Reddedilen ve Sonradan Nobel Ödülü Kazanan 8 Bilimsel Makale Radyoimmunoassay icadi bilimfilicom

Rosalyn Yalow

1977 yılında Fizyoloji ve Tıpta Nobel Ödülü kazanmasından yıllar sonra, Rosalyn Yalow bu ret mektubunu gururla gösterir.

Mektup, The Journal of Clinical Investigation tarafından gönderilmişti, çünkü gözden geçirenler insanların insülin gibi şeylere tutunabilecek kadar küçük antikorları üretebileceği noktasında şüphe duyuyorlardı.

Rosalyn Yalow onlara hatalı olduklarını gösterdi ve radioimmünoassay artık vücuttaki antikor seviyelerini belirlemekte kullanılan yaygın bir teknik haline geldi. (Teknik, bir radyoizotop ile etiketlenmiş bir antijenin salınması ve vücutta takip edilmesi şeklinde çalışıyor.)

5. İlk Higgs Modeli, 1964

“[Peter] Higgs, ‘Higgs modeli’ olarak isimlendirilen şeyi tanımlayan ikinci bir kısa makale yazdı ve bunu Physics Letters‘a gönderdi, fakat makale reddedildi.” -University of Edinburg

Bu durumun bir tanım kazanması biraz vakit aldı, fakat Higgs modeli üzerine 1966 yılında yazdığı ufuk açıcı çalışmasından sonra,CERN araştırmacılarının ATLAS ve CMS deneylerinde Higgs bozonuna dair deliller elde etmelerinin ardından Higgs 2013 yılında Fizik alanında Nobel Ödülü kazandı.

Higgs’in orijiinal makalesi Physical Review ‘de “Spontaneous symmetry breakdown without massless bosons” başlığıyla yayımlandı.

6. Nükleer Manyetik Rezonans (NMR) spektroskopisinin anahatlarını belirten makale, 1966

“Keşfimize verilen cevap oldukça yetersizdi. Journal of Chemical Physics tarafından iki kez reddedilen makalemiz sonunda Review of Scientific Instruments tarafından kabul edildi ve yayımlandı.” -Richard Ernst, Nobel Prize

NMR spektrosopisi hakkında pek fazla şey duymamış olabilirsiniz, ancak kimyagerler ve biyokimyagerler için oldukça kullanışlıdır ve moleküllerin dinamikleri ve yapıları hakkında detayları ortaya çıkarmada kullanılır.

Söz konusu teknolojinin anahatlarını belirleyen ilk makale “Application of Fourier Transform Spectroscopy to Magnetic Resonance”zamanında oldukça az bir ilgi gördü. Ancak 1991 yılında Richard Ernst’e, kimya alanında Nobel Ödülü kazandırdı.

7. Kuazikristallerin (yarı kristal) keşfi, 1984

“Makale, fizikçilerin ilgi alanı olmadığı gerekçesiyle reddedildi.” Dan Shechtman

Kuazikristaller sıralı ancak periyodik olmayan yapılardır. Dan Shechtman 1984 yılındaki “The Microstructure of Rapidly Solidified Al6Mn” başlıklı makalesinde bu tuhaf yapıları ilk kez ileri sürdüğünde, makale Physical Review Letters tarafından metalurji araştırmacıları için daha uygun olacağı gerekçesiyle reddedildi.

Makale bir yıl sonra Metallurgic Transactions A ‘de yayımlandı ve Shechtman 2011 yılında Nobel Ödülü kazandı.

8. Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) üzerine ilk makale, 1993

“Benim ilk PCR makalem bu dergi tarafından reddediğildiğinde, Science‘ın editörü Dan Koshland olmalıydı ve aynı zamanda da 3 yıl sonra PCR “Molecule of the Year” olarak ilan edildiğinde yine kendisi editördü.” -Kary Mullis, Nobel Prize

Kary Mullis, polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) yöntemine dair keşfi ile 1993 yılında kimya alanında Nobel Ödülü –ortak– kazandı.

PCR tekniği, DNA sarmallarını genişletmek için her gün dünyanın her yerindeki laboratuvarlarda kullanılan bir tekniktir. Fakat bu tekniği tanımlayan ilk makale Science tarafından reddedildi. Söyleyecek çok bir şey yok ancak, derginin bir şeyleri gözden kaçırdığına şüphe yok.

kaynak: http://bilimfili.com/