Rutkay Aziz’den ‘Yetmez ama Evetçi’lere’: Gelmişsin 75 yaşına, yanılma artık!

Tiyatro sanatçısı Rutkay Aziz, Türkiye’nin son dönemde ‘tuhaf bir ülke’ olduğunu belirtip, 2010 referandumunda ‘Yetmez Ama Evet’diyerek AKP’yi destekleyen aydınları eleştirerek, “Ondan sonra da‘Yanılmışız’. Gelmişsin 75 yaşına, yanılma artık!” diye sitem etti.

Hürriyet’ten Cansu Çamlıbel’e konuşan Aziz, iki hafta önce hayatını kaybeden Türk sinemasının unutulmaz ismi Tarık Akan’ı andı. Akan’ın cenazesinin toplumun bir kesimindeki ‘öfke seli’ olduğunu belirten Aziz, “Anma töreni ve onun Teşvikiye’den Bakırköy’e uğurlanışı sırasında gördüğümüz sevgi seli bir cenazeyi uğurlamaktan öte Tarık’ın kişiliğinde ve kimliğinde bütün yurtseverlerin, demokratların, komünistlerin, Atatürkçülerin bir öfke seliydi. Öylesine bir uğurlama… Sıradan bir cenaze töreni olarak bakamayız. Yarınlara umudu ben o gün cenazede ve anma töreninde gördüm. Buna benzer bir tören 12 Eylül sonrasında Ruhi Su’nun ölümünün ardından olmuştur. Türkülerle götürdük Zincirlikuyu’ya”diye konuştu.

‘Laiklik her gün daha fazla eriyor ülkede’

Akan’la ‘ortaklaştıkları politik kampı’, Türkiye iç ve dış politikasında demokratik, laik, hukukun üstünlüğüne inanan, çağdaş bir çizgi olarak tanımlayan Aziz, sözü bir dönem AKP’yi uyguladığı politikalarla destekleyen aydınlara getirdi.

Aziz, şunları söyledi: “Laiklik her gün daha fazla eriyor ülkede, başta eğitimde olmak üzere. Laikliğe siz bu kadar büyük darbeler vurduğunuz sürece özgürlükler, demokrasi ve barış açısından darbe yemeye devam edecek Türkiye. Tuhaf bir ülke olduk. Okur-yazar, 100 yaşına gelmiş insanlar bugün‘Aldanmışız’ diyorlar. Gelmişin belli bir yaşa, yetmez ama evet! Ondan sonra da ‘Yanılmışız’. Gelmişsin 75 yaşına, yanılma artık!”

‘Dönek oluşlarını böyle kamufle ediyorlar’

Aziz, kendisine sorulan ‘2010 anayasa referandumunda ‘Yetmez ama evet’ diyen sanatçı arkadaşlarınızı mı kastediyorsunuz?’sorusunu da hayli açıklıkla yanıtladı: “Evet, hepsini kastediyorum. Ülkede aldananlardan, şaşıranlardan, döneklerden geçilmiyor. Dönekliğin adı da çok önemli bir noktaya geldi biliyorsunuz. Dönekler de bize karşı kendilerini savunuyor; ‘Siz de yeniliğe, değişime, ezber bozmaya hazır değilsiniz’. Dönek oluşlarını böyle kamufle etmeye çalışıyorlar.”

‘Dönek’ dediği insanların kendilerini anlayacağını da söyleyen Aziz, şöyle devam etti: “AKP iktidarının ak olduğunu zannettiler ve buna inandılar. Ama bunun böyle olmadığını anladılar. Eğitimde, sağlıkta, iç politikada görmedik mi? Hâlâ buna inanan arkadaşlarımız oldu o yüzden de küstük, darıldık, konuşma bitti aramızda. Bir dönem geldi 40 yıllık dostumuza selam veremedik.”

‘Öncelikle Kürt politikası’

Ünlü tiyatrocu, Türkiye’de için çıkış yolunun öncelikle Kürt politikasından geçtiğini de belirtti.

“Türkiye barış ve özgürlükler istiyorsa Kürt politikasını yeni baştan ve çok ciddi biçimde gözden geçirmeli. HDP yönetimi de kendi politikasını gözden geçirmeli yüzde yüz. Ama o çözülmeden Türkiye’ye barış gelmez. İnanmıyorum” diyen Aziz, HDP’ye destek verip vermediği sorusunu da şöyle yanıtladı:“Meclis’e girmelerini çok istedim ama benim oyum CHP’yeydi. Ben de içten destekledim ama oyumu vermedim. Ama bugün Kürt meselesini bir şekilde çözmek lazım. CHP mesela bence HDP ile diyalog kurmakta geç kalmıştır kanımca. Beni aşıyor belki bunu söylemek ama gördüğüm budur. Biz yıllar önce Afyon’da ‘Cumhuriyet’i çekerken orada binbaşı rütbesinde Güneydoğu’dan gelen birtakım insanlarla beraber olduk. ‘Bu iş savaşarak bitmeyecek, siyaseten çözülecek’ demişlerdi. Dünya insanlık tarihi yaşadı bunu. İngiltere’de IRA, İspanya’da ETA, Kolombiya’da FARC işte en son.”

Aziz, çözüm temelinde masaya oturmanın yöntemlerinin olduğunu belirterek, “Direkt siz oturmazsınız masaya, aracılar vasıtasıyla götürürsünüz. Kolombiya’da da öyle oldu, her yerde öyle oluyor” dedi.

‘Bu topraklarda Kürtlerin rolü yok mu?’

Bu konuları konuşmayı bazı Kemalist kesimlerde olduğu gibi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinden bir sapma olarak görmediğini de söyleyen Aziz, şöyle devam etti: “Ben öyle bakmıyorum. Bu topraklarda tarihimizde Kürtlerin rolü yok mu çok rica ederim. Bu adamların bir dili var, kültürü var. Yok edemezsiniz. 1978-79 raporunda CHP bu olaya çok güzel yaklaşmıştı. Geçmişte İşçi Partisi, TKP, TSİP bu olaylara çok doğru yaklaştılar. Biz Kürt’le, Ermeni’yle, Yahudi’yle kardeş yetiştik. Bir Kürt düşmanlığı olamaz. Ama tabii onlarda da Türk düşmanlığı olmamalı.”

diken.com.tr