Sanat tarihinin en büyük sahtekarının öyküsü: Van Meegren

Sanat tarihinin en büyük sahtekarının öyküsü: Van Meegren

Van Meegeren 1889’da Hollanda’nın kuzeyinde doğuyor. Çocukluğundan itibaren resim (bazen teknik resim) eğitimi alıyor. Giderek ustalaşıyor. Resim eğitimi verecek kadar da iyi. Uzmanlığı ise Hollanda sanatının altın çağı, 17. yüzyıl. “Dutch Masters” denilen ressamlar ve üslup. Özellikle Frans Hals ve Johannes Vermeer üslubunu çok iyi taklit edebiliyor.

1900’lerin başında Vermeer çok tanınmıyor. Vermeer bugün bütün ününe rağmen bir o kadar da gizemli bir ressam. 35 tablosu var ve eğitimine ya da erken dönemine dair bilgimiz hiç yok. Van Meegeren işte bu ustaların üslubunda ustalaşıyor ve birkaç önemli eser üretiyor. Ancak bu eserleri sergilendiğinde sanat eleştirmenleri pek beğenmiyor. Yeteneğini sınırlı ve taklitçi buluyorlar. Van Meegeren yıkılıyor. 1930’ların başında Hollanda’yı terk edip Fransa’ya yerleşiyor. Altı yıl kapanıp tekniğini mükemmelleştiriyor.

Van Meegeren’in tekniği

17. yüzyılda üretilen ucuz tabloları alıyor. Bu tabloların en üst katını kazıyıp sadece astarını bırakıyor. Sonra bu astara yine aynı dönemde kullanılan pigmentlerden aynı dönemin yöntemiyle üretilmiş boyayla bir sahte Vermeer çiziyor.

O yıllarda sanat tarihçileri Vermeer’in erken dönem tabloları olması gerektiği hakkında yazıp çiziyorlar. Ama böyle tablolar yok. Van Meegeren işte bu erken dönem tablolarını (dini öyküleri temel alan Vermeer tablolarını) üretiyor. Ama bu tabloları üretirken boyaya fenolformaldehit reçinesi karıştırıyor. Bu, bildiğimiz bakalit. Eskiden bu malzemeden priz yapılırdı. Sonra bakalitin kanserojen olduğu belirlendi de yaygın kullanımından vazgeçildi.

Peki Van Meegeren bakaliti neden kullanıyor?

Bir tablo 300 yıl bekledikten sonra üzerindeki boya tamamen taşlaşır (ve çoğunlukla çatlar). Bu taşlaşma öyle kolay beri hızlandırılacak bir süreç de değildir. Üstelik bu olgu tablonun sahte olup olmadığını araştırırken de işe yarar.

Van Meegeren bakalit karıştırarak boyadığı tabloları iki saat boyunca 100-120 derecede fırınlayarak taşlaştırıyor. Mükemmel yöntem… Sonra fırından çıkardığı tabloları rulo halinde katlayarak çatlakları elde ediyor. Bu çatlakları yeniden mürekkeple dolgulayarak eskitiyor. – Mükemmel ve özgün üslup 17. yüzyıl. – Çerçeve (kanvas) 17. yüzyıl. – Pigment ve boya üretim tarzı 17. yüzyıl. ve eskitme de mükemmel. Bu şekilde ürettiği ilk tabloyu Rembrandt Vakfı’na bugünkü parayla yaklaşık 5 milyon Euroya satıyor! Herkes inanıyor tablonun gerçekliğine!

Sanat tarihinin en büyük Sanat tarihinin en büyük Sanat tarihinin en büyük Sanat tarihinin en büyük Sanat tarihinin en büyük Sanat tarihinin en büyük Sanat tarihinin en büyük Sanat tarihinin en büyük Sanat tarihinin en büyük Sanat tarihinin en büyük Sanat tarihinin en büyük Sanat tarihinin en büyük Sanat tarihinin en büyük  Sanat tarihinin en büyük Sanat tarihinin en büyük sahtekarının öyküsü: Van Meegren van meegren 24 milyar euroluk tablo sattı

1937’de Hitler’in sağ kolu Hermann Göring‘e, yaptığı ilk sahte Vermeer’i yaklaşık 20 milyon Euro’ya (bugünkü değer) satıyor. Göring’e epey bir tablo satıyor. Neyse. Van Meegeren böyle böyle bugünkü kurla yaklaşık 4 milyar Euro’luk tablo satıyor! İnanılmaz!

Her yatırım sahibi gibi de parasını emlak piyasasına yatırmış. Avrupa’nın 15 büyük kentinde 52 ev satın almış. Bu da inanılmaz. İkinci Dünya Savaşı biterken, Nazilerin çaldığı tabloların peşine düşen ekibi bilirsiniz. Filmi falan da çekilmişti hani birkaç kez. Bir tuz madenine saklanmış, Hitler müzesi için satın alınmış, çalınmış, yağmalanmış binlerce eser (çoğu da tablo). İşte bu tabloların arasında Göring’e ait Vermeer’ler bulununca Hollanda hükümeti bu tabloların peşine düşüyor. Biraz araştırınca tabloların Van Meegeren tarafından Naziler’e satıldığını görüyorlar ve Van Meegeren tutuklanıyor. “Hollanda ulusal mirasını Naziler’e satma” suçlamasıyla ve idam cezasıyla yargılanmaya başlıyor. Durum kendisi için giderek kötüleşiyor.

Van Meegeren idam edilmekten korktuğu için tabloları aslında kendisinin yaptığını itiraf ediyor. Kimse inanmıyor tabii. Sanat tarihçileri, uzmanlar, eleştirmenler… Kimse inanmıyor. “İdam cezası almamak için yalan söylüyorsun” falan diyorlar. Mahkemede yeni bir Vermeer boyayarak ikna ediyor insanları. Bu arada bakalit meselesinden hiç bahsetmiyor. Dolayısıyla sahte tablolardaki bakaliti araştırarak kara vermek akıllarına gelmiyor. Nasıl gelsin ki hem?

Not: Bakalit 1934’te icat edilmiş. van Megeeren 7 tablo yaptığını itiraf ediyor. İki yıl hapse mahkum ediliyor ve servetine devlet tarafından el konuluyor. 1947’de kalp krizinden ölüyor. Krize bakalitin neden olduğunu söyleyenler de var.

Bugün dünyanın pek çok müzesinde Van Meegeren’in yaptığı tabloların hâlâ sergilendiği de söyleniyor. 30 kadar sahte ürettiği düşünülüyor. Dünyanın bütün sanat tarihçilerini, eleştirmenlerini, uzmanlarını (ve Nazileri) kandırmayı başaran bu büyük yeteneği saygıyla anıyorum. Yok şimdi böyle klas sahibi suçlular…

Kaynak: https://gaiadergi.com/sanat-tarihinin-en-buyuk-sahtekarinin-oykusu-van-meegren/