Seçim yapan sizsiniz. Ve içinde bulunduğunuz durum ne kadar zor olursa olsun, hiç kimse sizin yerinize yapamaz.

İnsanlar bazen seçim yapmakta zorlanırlar. birçok insanın, bir durumdan kurtulmak için seçim yapmak yerine, üzüntülü ve sıkıntılı bir biçimde etrafta dolandığını, kendini olumsuzluğa kaptırdığını, başına gelen şeyden ötürü başkalarını, kendisini ya da geçmişini suşladığını görüyoruz.

Bu “atalet” denen ve kendini sizin kişisel enerjinizde uyuşukluk, hareket etme konusunda gönülsüzlük şeklinde gösteren bir fiziksel yasanın ifadesidir. Eğer hareket etmeye gönüllü değilseniz, o zaman hayat akışı içinde bulunmuyorsunuz demektir, çünkü hayat daima hareket etmekte ve daima değişmektedir. Bir kez seçime sahip olduğunuzun farkına vardığınızda, o zaman başınıza gelen herhangi bir olayı ya da deneyimi nasıl değerlendireceğiniz konusunda bir içsel seçinde bulunmanız gerekir.

Neler düşünüyor ya da hissediyor olursanız olun, hem kendinizi hem de diğer kişiyi bir şefkat tutumu içinde tutmak bilinçte bir rezonans başlatır ve bu titreşimsel alan başkalarını da etkileyip değiştirebilir. O sizi kesinlikle değiştirecektir! Siz bu şefkat ve kabul tutumunu sürdürdükçe, eninde sonunda duygusal enerjiler eşitlenmeye başlayacak ve olumlu seçimler yapabilmek için gerekli farkındalık ve berraklık ortaya çıkacaktır.

O zaman siz başka bir titreşimsel rezonansa gireceksiniz ki buna “yükselmiş tutum da denir. Kendinizi ve başlkalarını kabul etme ve bağışlamayı içeren bu yükselmiş tutum geröekten yüksek bir titreşim taşır ve düşük titreşimlerde elde edebileceğinizden farklı seçimlere ve sonuçlara yol açar.

Evrenin yasaları kişisel ötesi ve kesin olduğundan, her gün, an be an yaptığınız seçimler gelecekteki kaderinizin kalıbını hazırlar. Seçim yapan sizsiniz. Ve içinde bulunduğunuz durum ne kadar zor olursa olsun, hiç kimse sizin yerinize yapamaz.

* Alıntı