Sinema Tarihinin Bünyelerde Şok Etkisi Yaratan En İyi Açılış Sahneleri

Sinema Tarihinin Bünyelerde Şok Etkisi Yaratan En İyi Açılış Sahneleri

Bazı filmler sadece açılış sahneleriyle bile akılda kalabiliyor. İşte onlardan bazıları.

Lord Of War

lord of warı içinde bulundurmayan liste. saçma yani benim gözümde. kim bilir kaç sene önce izlemişimdir başlığı görünce aklıma direk o geldi.

A Clockwork Orange

ilk önce filmini izlediğim sonra kitabını okuduğum şaheserdir.(neden tam tersi değil tanrım!)filmin açılış sahnesi aynı giriş cümlesi kadar etkileyicidir.belki de yaratılmış en iyi villian olan alex delarge’ın hikayesi güzel bi sistem elştrisi şeklinde anthony burgess’in zekasıyla ”mütevazi anlatıcımız”ın bok püsürü,cıyaklama,prof tip,çıtır gibi kelimelerle bize anlattığı müthiş kitaptır.aynı zamanda ”okunması gereken 1001 kitap” adlı kitabın kapağıdır.

filmi de gayet meşhur ve efsanevidir.bi bakıma anlatılamaz gibi bişşi.malcolm mcdowell bu filmden sonra gözükmemiştir.silent hill 2’de ki kör adam olduğunu öğrenince girdiğim şok duyduğum üzüntü….harcandın be mcdowell

The Fall

masal tadında bir film. çocuk olmanın, bir çocukla arkadaş olabilmenin nasıl bir şeyler olduğunu çok güzel anlatmış. açılış sahnesi de en güzeller arasına kafadan ilk üçte girer.

Trainspotting

danny boyle‘un şahirane açılışlarından birine sahiptir, “opening scene” kavramını pekiştirmemi sağlamıştır.

bunun gibi bir çok efsanevi kısımlara sahiptir.
öğrenimim boyunca “trainspotting gibi film yapsam daha ne isterim” dememe vesile olmuştur.

Fight Club

beni en etkileyen fight club açılışıdır. açılışı zaten jeneriğidir. spoiler bile verir. çünkü jenerik edward norton’ın kafasının içinde başlamaktadır.

Apocalypse Now

film, çoğu filmin finaliyle bile yapamadığı etkiyi, daha en başta açılış sahnesiyle yapıyor. bununla birlikte, filmin genelindeki oyunculuklar, diyaloglar, manzara sahnelerindeki görsel şölen, özellikle marlon brando lu sahnelerdeki ışık gölge oyunları ve soundtrack dudak uçuklatan cinsten. izlemeden ölmeyin.

The Godfather

ilk sahnede ekran karanlıkken kulaklarımızda çınlayan “i believe in america.” repliği ve ardından aydınlanan ekran, kameranın yavaş yavaş zoom out yapması. adamın konuşmaya devam etmesi. o konuşma, o sahne bu filmin özüdür. sırf o ilk sahne yetiyor bu filmin büyüklüğünü anlamaya. yeminle yetiyor… anam anam. tarifi imkânsız ya. çok çok iyi film valla…

Snatch

kesinlikle snatch‘in başlangıç sahnesidir. ya da bana öyle geliyor.

my name is turkish. funny name for an englishman, i know. my parents to be were on the same plane when it crashed. that’s how they met. they named me after the name of the plane. not many people are named after a plane crash. that’s tommy. he tells people he was named after a gun, but i know he was really named after a famous 19th century ballet dancer.

Inglourious Basterds

harika bir açılış sekansına sahip olan, christoph waltz’ın döktürdüğü, tarantino’nu en sevdiğim filmlerinden biri.

Barbarella

az evvel “soyle bir retro sci-fi film bulayim da izleyeyim” kafasiyla netflix’te dolanirken karsima cikan, afisini gorur gormez hemen atladigim ve acilis sahnesiyle sahsimi dumurlara sevk etmis film. jane fonda guzel, barbarella’nin kiyafeti de guzel. geminin konusmasi doctor’un k9’uzunu hatirlatir.

kaynak: eksisozluk