Sonra göz göze geliyoruz, “Ne oturuyorsun lan öyle bacak bacak üstüne?!” diyor ve atıyor tekmeyi.

METRODAKİ OLAYA İSTİNADEN

Daha çok taze, 1 hafta kadar önce “İpek eve mutlaka taksiyle dön olur mu?” konuşması yaşadım. Eve taksiyle dönmek mi? Yürürüm ben ya, yıllarca yürümüşüm Beyoğlu’nda n’olmuş? Bakmayın ben de içten içe korkuyorum da yediremiyorum işte kendime. İtiraf edemiyorum. Geç bir saat, Gümüşsuyu’nda ara sokakta yürüyorum. 3 sarhoş arkamda, tam da çocuk tacizinin çirkince konuşulduğu günler. Tatsızım, midem bulanıyor ülkem adına… Beni yabancı sandılar ve arkamdan bağırdılar “Oooh yakında bu yabancıları da gönül rahatlığıyla s*ikeriz” Zihniyet apaçık ortada değil mi? Şimdi ben ne düşüneyim? Ben nasıl ben olayım? Ben nasıl korkmayayım? Evet tamam, artık kabul ediyorum. İçten içe korkuyorum. Hem de çok.

Metrodaki olaya gelince. Twitter’da 140 karakter bazen yetersiz bazen de sert olabiliyor. Bugün akşam saatleri, metrodaki bankta oturmuş metroyu bekliyorum. Gelmesine 3 dakika var. Sağımda solumda insanlar, yanımda tatlı bir teyze. Bir adam yürüyor, sağa sola bakmadan, kendi halinde. Ben adama bakıyorum. O adama da bakıyorum başka insanlara da. Severim insanları seyretmeyi. Herkesin göz göze gelmekten çekindiği şu günlerde hala ve de inatla severim. Sonra göz göze geliyoruz, “Ne oturuyorsun lan öyle bacak bacak üstüne?!” diyor ve atıyor tekmeyi. Ben de teyze de şok geçiriyoruz. Birkaç insan görüyor. “ck ck ck”lar, “ne hale geldikler” havada uçuşuyor, “Biz n’olduk lan?” diyorum içimden, yürüyüp giden adam ve ardından bakan bizler. Tepki bile veremedim. Belki de ilk defa. Sanmayın ki dayak yedim. Sanmayın ki bacağım mosmor. Ama ruhum dayak yedi, kalbim de mosmor.

Aggressive man attacking woman --- Image by © 3photo/Corbis  Sonra göz göze geliyoruz, “Ne oturuyorsun lan öyle bacak bacak üstüne?!” diyor ve atıyor tekmeyi. Domestic Violence Poster43039300
Aggressive man attacking woman — Image by © 3photo/Corbis

En büyük tepkim tepkisizliğime. Neden bu tepkisizlik? Bu tepkisiz insana dönüşmek? Bundan 1,5 sene kadar önce İstiklal Caddesi’nin en canlı ara sokaklarından birinde, bir barın önünde, arkadaşlarımın yanında, bir sokak satıcısından yumruk yemiş, “Tabii hakkımı arayacağım ulan!” diyerek sabaha kadar vaktini karakolda korkunç bir ortamda geçirmiş, bir gazeteci arkadaşı gelmese suçluymuşçasına dışarıya bırakılmamış, davası daha yeni görülmek üzere olan ama yılıp davasından vazgeçen çünkü adliyeden korkan, adliyeden gerilen biri olarak söylüyorum. Ben bunu küçük yaşta üniversitenin önünde tacize uğrayıp da polisten yardım istediğinde polislerin pis gülüşleri ile karşılaşıp, bulantıdan okulunu bırakmış biri olarak söylüyorum. Benim zaten midem yeterince bulanıyor. Sessizliğe tahammülüm olmadığı kadar ses çıkarmaya da enerjim yok anlayacağınız.

Söylenmem niye? Söylenmem bunun normalleşmesine. Önce kendime kızıyorum, “susmasaydın ya o an!” diyorum. En çok kendime evet, kendimde arıyorum artık. Neyi kaybettik? Nasıl kaybettik? Sonra çevreme kızıyorum. Ama ben susarken onlar n’apsın? Bir daha dava açar mıyım asla! Tecrübeyle sabit. Bir travmaya daha ihtiyacım yok. Ne mi diyorum? Ben esas “Neden böyle olduk diyorum?” Ne dediğimi anlamak isteyen zaten anlamıştır.

Ağzını burnunu dağıtacaktın diyenler, orada olsam döverdim diyenler ya da diğer açıdan bakıp da bana geber o**spu diyenler, tehdit edenler…  Şu an çeşit çeşit tepki ile karşılaşıyorum Twitter üzerinden. Ben ne lanet ediyorum ne de başka bir şey. Ben başıma bir şey geleceğini bile bile, korkarak ama hala korkmuyormuş gibi yaparak yaşamaya çalışıyorum sadece. Ve diliyorum ki bu sapık, noksan, cahil zihinler gelişir tez zamanda. Ya da biri koyunlarına artık bir “dur!” der. Ya da belki de en acısı bu uğurda bir kaçımız daha yitip gidince aklımız başımıza gelir. Çok geç olmaz umarım. Belki de zaten artık geçtir de inanmak istemiyorumdur, istemiyoruzdur.

Başka da söyleyecek tek kelimem yok konuya dair.

Bütün sorular yanıt bulmuştur diye düşünüyorum.

Küfür görmekten rahatsız, yaşadıklarımızdan mutsuz oluyorum. Benimki birçok konunun yanında solda sıfır kalır.

Herkese teşekkür ederim geçmiş olsun dilekleri için.

Kaynak: https://gununicindenbidilar.com/2016/11/28/metrodaki-olaya-istinaden/