Muhteşem Yüzyıl ve İktidarın Bekası İçin Öldürülen Sultanlar

Sultanlar ve Cellatlar Arasında Saray Oyunları

Muhteşem Yüzyıl adıyla başlayıp reyting rekorları kıran dizinin yeni sezonu, Muhteşem Yüzyıl Kösem – Bağdat Fatihi IV. Murat olarak ekranlara gelecek.

Diziyi izlerken bir yandan da Osmanlı’nın “bahtsız” padişahları Mustafaların sonuncusu olan IV. Mustafa’nın tahta çıkma hikâyesini ve nasıl tahtan indirilip haremde boğdurulduğunu okumak ister misiniz?  O halde Rıza Zelyut’un romanı Sultanlar ve Cellatlar tam size göre… Romanda,  “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde izleyen herkesi hüzne boğan Şehzade Mustafa’nın 1553’te boğdurulmasından 255 yıl sonra da, iktidarın bekası için her şeyi mübah gören anlayışın devam ettiğini görüyoruz. Bu dönemde de Padişah III. Selim’in öldürülmesine ve IV. Mustafa’nın boğdurulmasına tanık oluyoruz.

sultanlar_ve_cellatlar_grsel_1  Muhteşem Yüzyıl ve İktidarın Bekası İçin Öldürülen Sultanlar Sultanlar ve Cellatlar Grsel 1

“Payitaht’ta yazılan kitaplarda hep Sultanların tarihi vardır. Bir de halkın tarihi bulunur. O, dillerde anlatılır” denilir ama Zelyut, “Sultanlar ve Cellatlar” romanında Osmanlı’nın “bahtsız” padişahları Mustafaların sonuncusu olan IV. Mustafa’nın tahta çıkması ve öldürülmesinin yanında halkın tarihine de ayna tutuyor. Osmanlı’daki köle pazarlarını anlattığı Esirciler Hanı romanının devamı olan romanda Zelyut, Osmanlı’yı ciddi bir şekilde sarsan bir dizi isyan ve taht kavgasının sarayda, haremde, orduda ve halktaki yansımalarını yine “tarihi gerçeklik” ile “kurmaca gerçeği”n birbirine geçtiği bir örgüyle ayrıntılı olarak aktarıyor… Padişahlar ve şehzadeler, tahta çıkma ve indirilişleri sırasında nasıl bir ruh halindedirler, ne düşünürler? Yaşanılan korku, gelecek endişesi ve iç hesaplaşma…

Peki, padişahların kanlı hesaplaşmaları imparatorluktaki sıradan kişileri nasıl etkiliyordu? Onlar olayların içinde nasıl rol alıyorlardı? İki “tebaa”nın tanıklığıyla birçok tarihi kişiliğin tüm insani yanlarıyla yer aldığı romanda, Baba Cafer Zindanı’ndan kaçan hançerçi İsmet ile hırsız Muharrem’in, Alemdar Mustafa Paşa’ya sığınmak için geçirdikleri uzun yolculuk, çingeneler, Kızılbaşlar, savaşlardan yorulan halkın ve askerlerin günlük yaşamları, kaygıları gözler önüne seriliyor…

sultanlar_ve_cellatlar_grsel_2  Muhteşem Yüzyıl ve İktidarın Bekası İçin Öldürülen Sultanlar Sultanlar ve Cellatlar Grsel 2

Osmanlı tarihinde, tahta geçen 36 padişah arasında tahta çıkan-çıkamayan, boğdurulan, suikastlara kurban giden birçok “Mustafa” isimli şehzade ve padişahın öyküsü aslında çoğu kez bir dram. Osmanlı’da tahta çıkan son Mustafa isimli padişah, I. Abdülhamit’in oğlu olan IV. Mustafa olur. Amcası III. Selim’in Yeniçerilere karşı Nizam-ı Cedid’i kurması üzerine ağır ağır doğan Kabakçı Mustafa İsyanı’ndan sonra tahttan kendi isteğiyle inmesiyle tahta çıkarılan IV. Mustafa, isyancıların isteklerine göre devleti yönetmeye başlar. İstanbul’dan kaçan eski Nizam-ı Cedid askerleri ve yenilikçi siyasilerin birçoğu o sıralar Rusçuk Ayanı olan Alemdar Mustafa Paşa’nın yanına sığınıp ondan yardım isterler. Yenilikçi bir yeniçeri olan Alemdar, III. Selim’i yeniden padişah yapmak üzere birliklerini toplayıp İstanbul’a yürür. Sultan olabilmek için yıllarca azap çeken IV. Mustafa, tahttan inmeye yanaşmayıp amcası III. Selim ve öz kardeşi Şehzade Mahmut’un idamını emreder. III. Selim, Topkapı Sarayı’nda işlenen en hazin ve korkunç cinayetle kanı akan ilk padişah olarak öldürülürken saklanan Şehzade Mahmut kurtulur.

İstanbul’da yönetime el koyan Alemdar Mustafa Paşa IV. Mustafa’yı tahttan indirip yerine II. Mahmut’u geçirir. Aynı yıl gericilerin ve yeniçerilerin kendisine karşı ayaklanıp yerine tekrar ağabeyini geçirecekleri söylentilerinden ürken ve artık padişah olan II. Mahmut, hükümdarlığını garantiye almak ve Osmanlının yaşayan tek erkek üyesi olmak için ağabeyi Mustafa’yı boğdurtur. Alemdar Mustafa Paşa ise, isyancı Yeniçerilerin Bâbıâli’yi basması ve saraydan beklediği yardım gelmemesi üzerine umudunu yitirip barut mahzenini ateşleyerek yeniçerilerle birlikte ölür…

Selim Han’ı, onun yıllardır koruduğu ve “Oğlum” diye seslendiği Şehzade Mustafa’nın cellatlaşan ağaları boğup öldürüyor… İbret-i âlem için, “Devlet-i ebed-müddet” uğruna haremdeki dairesinde Padişah Mustafa’nın “kaydını gören” cellatları ise, küçük kardeşi Mahmut yolluyor. O’nun da sonu boğdurulmak…

Aslıhan Büyükgül Bozkurt