Türkiye’deki Müslümanların Önlenemeyen Değişimi: 10 Örnek

İslam’ın hayatımın en önemli unsuru olmasına karar verdiğim yıllardan beri Türkiyedeki İslam ile ilgili gelişmeleri yakinen takip ederim.

Önce sadece bir uygulayıcıydım, sonra araştırmacı kimliğim, sonra akademisyen kimliğim eklendi buna… Geleneksel anlayıştaki problemleri görüp, Kuran’a tam bir güven duyarak, önemli değişimler yaşadım bu süreç içerisinde….

1990’lardan itibaren, özellikle iki tane gelişme İslam anlayışlarıyla ilgili her türlü görüşün yayılmasında ve İslam’ın küçük bir zümrenin tekelinde kalmamasında çok etkili oldu. Bunlar 1- Özel televizyonun, 2- İnternetin yayılmasıdır. Günümüzdeki tepkileri karamsar bir şekilde karşılayanlara bu süreç içinde tanık olduğum ve olumlu bulduğum somut değişimleri sayarım. Size de 10 örnekle sayayım.

1- Müziğin haram olduğunu düşünenler o kadar çoktu ki bugün o görüşleri savunanların televizyonları müzikle dolu.
2- Kadınların okula gitmemesini savunanların çoğu sonradan kızlarının okuması için mücadele ettiler.
3- Kadınların erkeklerle aynı ortamda olmaması gerektiğini savunanlar işyerlerinde birçok kadın çalışan istihdam ettiler.
4- Kolonyayı necis görenlerin çoğunun masasında kolonya şişeleri var.
5- Recmin İslam’ın bir uygulaması olduğunu çok büyük bir çoğunluğun savunmasına karşı bunun İslam’la ilgisi olmadığını söyleyen birçok akademisyen ilahiyatçı var.

6- Mehdi’nin-Deccal’in kim olduğu için kavga edenlerin önemli bir kısmı Mehdi’nin-Deccal’in uydurma karakterler olduğunda hemfikir.
7- Hz. İsa’nın ne zaman geleceği tartışma konusu olurken artık Hz İsa’nın vefat ettiğini büyük bir çoğunluk söylüyor.
8- Kuran’ın mealinin okunmasına karşı olup cemaatlerinin tavsiye ettiği kitapları okutturanlar Kuran meali dağıtıyor.
9- Kütübü Sitte’deki tek bir hadisi inkar edenin “kafir” olduğunu söyleyenler bu kitaplarda yüzlerce uydurma hadis olduğunu kabul ediyor.
10- İlmihal kitaplarını adeta Kuran gibi büyük bir teslimiyetle okuyanlar bu kitaplarda birçok yanlış olduğunu ifade ediyor.

İnsanlardaki, Kuran’a uygun olduğu için olumlu bulduğum bu değişim, birçok kişinin cesurca ortaya çıkıp konuşması, fikirlerini seslendirmesi sayesinde oldu. Buna karşılık birçok küfür yediler, hakaret işittiler, bedel ödediler. Fakat zamanı gelmiş bir fikrin karşısında ne kadar tantana yapılırsa yapılsın durulamıyor.

Bu değişimi yaşayanların hepsinin Kurani bir bilinçle bu değişimi yaşadıklarını elbetteki savunmuyorum. Bu yazıya eklenebilecek çok “ama” var. Ayrıca internet ve özel televizyonunun her getirdiğinin hayır olduğunu hiç savunmuyorum… Fakat televizyon ve internet farklı fikirlerin herkese sunulması için bir zemin oluşturdu; Kuran’a ve akıla zıt görüşlerin böylesi bir çarpışma ortamında ayakta kalmasını mümkün görmüyorum. İnatçı mukallitler elbette kalacaktır ama zaman içerisinde azalacakları ümidindeyim….

Kaynak: Caner Taslaman