Umarım yanılıyorumdur. Nükleer savaşa iki tık kaldı

Eğer Trump’ın kazanacağını kamuoyu yoklamalarından anlarlarsa, tetiğe erken basarlar. Anlayacağınız önümüzdeki 15 gün çok kritik! Umarım yanılıyordur ve itidal hakim olur.

ABD ve Rusya gerginliği, her an kontrolden çıkabilecek şekilde tırmanmaya devam ediyor.Halep-Suriye üzerindeki çatışmalar bu gerginliğin buzdağı gibi sadece su üstünde kalan, ama savaşı tetikleme kapasitesine sahip bölümü.

Geçtiğimiz günlerde,ABD tarafından Suriye’ye yönelik sınırlı bir hava harekatı yapılabileceği açıklamasının üzerine Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov; “Suriye güçlerine yönelik saldırı, Rusya’ya yapılmış saldırı olarak kabul edilecektir” açıklamasını yaptı. Bu çok açık; eğer ABD müdahale ederse, Rusya karşılık verecek. Rusya’nın karşılığına ABD yanıt verdiğinde, çatışma çok kolaylıkla kontrolden çıkarak, nükleer savaşa evrilir. Çünkü Rusya, klasik silahlarda (konvansiyonel) ABD’ye nazaran zayıf durumda. Bu zayıflık; onun eşiğiçok kolaylıkla geçmesine ve nükleer silahlara başvurmasına neden olur.

RUSLAR ÜÇ BALİSTİK FÜZE ATTI

Rusya, çatışma çıkarsa nükleer silah kullanabileceği mesajını ABD’ye ve dünyaya vermek için, içinde bulunduğumuz ayın (Ekim 2016) ilk yarısında 3 adet nükleer başlık taşıma kabiliyetine sahip kıtalararası balistik füze denedi. Bunlardan birincisini Pasifik’te Japonya’nın kuzeyinden, ikincisini kuzey kutbuna yakın Barent Denizi’nden denizaltılardan, üçüncüsünü ise karadan Asya’nın kuzeydoğu ucundan fırlattı.

Rusya bu denemelerle; “Amerika kıtasına her yönden balistik füze atabilecek imkana sahibim”demek istiyor. Ayrıca, ABD’ye doğudan da balistik füze atabilmek için, denizaltılarınıAmerika’nın Atlantik sahillerine yakın cephe görevlerine gönderdiği biliniyor.

RUSLAR SAVAŞ TEFTİŞLERİ YAPIYOR

Rusya; geçen ayın başından beri Nükleer-Biyolojik-Kimyasal savaş tehlikesine karşı kendi halkını bilinçlendiriyor, kritik yerler için koruyucu kıyafet ve maskeler dağıtıyor, mevcut sığınakları geliştiriyor ve bugüne kadar 40 milyon yurttaşını bu konuda eğitti ve tatbikat yaptırdı. Bu arada Almanya da nükleer savaş için hazırlık durumuna geçti.

Rusya;geçen ay Çin’le birlikte, Malakka Boğazı ve Güney Çin Denizi’ni kapsayan alan içinde, 8 gün süre ile ortak tatbikat yaptı. Tatbikatın hedefi; ABD’nin Asya-Pasifik bölgesindeki saldırganlığını beraberce karşılamak. Ayrıca Rusya; harbe hazırlık ve alarm seviyesini yükselterek, önemli birliklerini savaş konuş yerlerine intikal ettirdi ve konuş yerlerinde savaş teftişleri yapıyor. Bu kapsamda nükleer başlıklı İskender Füzelerini tüm Avrupa’nın içi sayılanKaliningrad’a yerleştirdi.

SARI ALARM

ABD, şu anda “Sarı Alarm” durumunda. Alarm, savaş riskinin büyüklüğünü ve askeri hazırlık durumunu ifade eder. Bu alarm durumuna en son 1973’te, Arap-İsrail Yom Kippur Savaşı’nda geçilmiş. ABD için alarm kademeleri sırasıyla; Normal durum Yeşil (DEFCON-5), Mavi(DEFCON-4), Sarı (DEFCON-3), Turuncu (DEFCON-2) ve Kırmızı (DEFCON-1) şeklindedir.

Yaşadığımız coğrafya da dahil, özellikle tüm kuzey yarım küreyi yangın yerine çevirecek nükleer savaşa iki tık var. Turuncu (DEFCON-2); savaşa yaklaşık 6 saat var demektir. Kırmızı(DEFCON-1); nükleer silahların atılması an meselesi. Turuncu alarm durumuna daha önce; 15 Ocak 1991’de Irak Savaşı’ndan önce ve 1962’de Küba Krizi’nde geçilmiş. Kırmızı alarm durumuna ise, geçmişte hiç geçilmemiş.

KÜBA KRİZİ’NDEN DAHA TEHLİKELİ

Şu anda içinde bulunduğumuz durum, Küba Krizi’nden daha tehlikeli. Çünkü o zaman ABD Başkanı olan John F. Kennedy, diplomatik bir çözüm bulmaya çalışıyordu. Ama bugünkü ABD Yönetiminde; bu irade ve itidal, hiç değilse şimdilik, varmış gibi gözükmüyor.

Washington’da savaş lobileri hakim gözüküyor. Ateşkesin bozulmasına neden olan Deyrizor yakınlarında IŞİD’le çatışma halinde bulunan Suriye Ordusu mevzilerine yaptığı saldırının, Beyaz Saray (White House) onayı olmadan yapıldığı biliniyor. Bu saldırı sonunda, 62 Suriye askeri yaşamını kaybetmişti. Obama, daha geçtiğimiz Ocak’ta, bireysel silahlanmanın sınırlandırılması için çıkarmaya çalıştığı yasanın silah lobileri tarafından engellendiği şikâyetini kamuoyu ile paylaşmıştı.

NEOCON’LAR SAVAŞ İSTİYOR!

Neocon’lar savaş istiyorlar. Ayrıca, nükleer savaştan da korkmuyorlar. Rusya’nın nükleer silahlarını Amerika kıtasına atmayacağını, en son olarak Polonya ve Romanya’da kurulanAegis Balistik Füze Kalkanı Sistemi ile bunların engelleneceğini düşünüyorlar.

Daha önce de buradan yazdık; Hillary Clinton, daha fazla savaş demektir. Neocon’lar ve savaş lobileri arkasında. Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump, Rusya ile yumuşama istiyor. Bu yüzden Putin’in casusu olmakla suçlanıyor. Geçen gün,ABD Hava Kuvvetleri’nden emekli bir subayla konuştuk. Seçimlerden önce savaş çıkarabilirler diyor. Eğer Trump’ın kazanacağını kamuoyu yoklamalarından anlarlarsa, tetiğe erken basarlar. Anlayacağınız önümüzdeki 15 gün çok kritik! Umarım yanılıyordur ve itidal hakim olur.

Türker Ertürk – Odatv.com