Uruguay’da Yaşam: Gidelim mi, Kalalım mı?

Bundan birkaç sene öncesine kadar Uruguay deyince heyecan duyan, “ah gitsem görsem” diyecek insan bulmak pek de olası bir durum değildi. Aslına bakarsanız büyük bir kısmımızın ülkenin haritadaki yerini gösterebildiğini bile pek sanmıyoruz.

Fakat sonra Uruguay’da Jose Mujica devreye girdi, o sırada eş zamanlı olarak Türkiye’de işler iyice “tuhaflaşmaya” başladı ve yurt çapında bir Uruguay’a ilgi gösterme durumu aldı başını gitti. Uruguay üzerine haberler, yaşam koşullarından söz eden makaleler, bol bol Uruguay öven listeler artık allah ne verdiyse abandık. Hal böyle olunca Montevideo’ya olan ilgi ve merak da aynı oranda arttı tabii. Sonuçta ütopik hale getirilmiş bir ülkenin, kaçış noktası olarak görülen bir memleketin başkentinden bahsediyoruz. Biz de Montevideo’ya tam bu sürecin ortasında bir yerlerde ayak basmış bulunduk ve tabii ki benzer bir merak içindeydik. Üstüne üstlük Eduardo Galeano gibi bir adamın doğduğu topraklara gidiyorduk, nasıl merak etmeyebilirdik ki?

Tüm bu büyük beklentilerin üzerine, üstelik Buenos Aires gibi canlı ve Colonia del Sacramento gibi renkli şehirlerin ardından Montevideo’ya ayak basınca acayip bir durum ortaya çıktı; Burası hiç de tahmin ettiğimiz gibi bir görüntüye sahip değil, neden? Neden her yer Buenos Aires kadar canlı değil, neden sokaklar bu kadar boş, neden ilk görüşte aşk yaşamıyoruz? Tamam, bir yerlerde bizi çekecek bir şeyler olmalı. Bir noktasından yakalayacağız bu şehri, yakaladığımız gibi de bırakmayacak, çok seveceğiz buraları, kollarımızı açmış Montevideo’yu kucaklamayı bekliyoruz adeta. Sonra 1 gün geçti biraz sokaklarına alıştık, 2 gün geçti şehri biraz daha tanımaya başladık ve 3. gün artık görsel olarak bu şehre aşık olma ihtimalimizin kalmadığını biliyorduk. Hani pes ettik demeyelim ama, inceden bir küskünlük hali oluşmaya başladı diyebilecek haldeydik. Üçüncü günün akşamı şehrin iyi kabul edilen mekanlarından birine yemeğe gittik.

Bize servis yapan garson bizim yaşlarımızda, iyi derecede İngilizce konuşan, acayip eğlenceli bir tip. Bir yandan masaya bir şeyler getiriyor, bir yandan sohbet muhabbet halindeyiz. Bir yandan restorana yemeğe gelenleri sarılarak, öperek falan karşılıyor, bir yandan masalara servis yapıyor. Vay be diyoruz, bizde işler hiç böyle yürümüyor. Bir süre sonra muhabbet koyulaşınca bize gidecek mekan önersin diye fikrini alıyoruz, işim bitince beraber gidelim diyor, tamam diyoruz, bakalım başımıza neler gelecek? Yeni arkadaşımız siparişlerimizi getirmek üzere içeri gittiği sırada yanımıza bir adam geliyor ve şöyle diyor “O çocuk burada çok ünlü, biliyor muydunuz?” Nasıl yani, hem garson, hem ünlü, ne konuda ünlü? Basbayağı ünlü işte, rock star, ska/punk yapan bir grubu var ve herkes tarafından tanınıyor, bildiğimiz celebrity! E ama neden garsonluk yapıyor, çok parası olmalı? Çünkü Türkiye’de işler asla böyle yürümez değil mi? Fakat burası Uruguay, burada işler nasıl istiyorsanız öyle yürür.

Evet hem garson, hem rock star olabilirsiniz, çünkü bu garip bir şey değildir. Çünkü burada “sen benim kim olduğumu biliyor musun”culuk yok. Çünkü ne iş yaptığının, kim olduğunu bir önemi yok, çünkü herkes aynı kulvarda. Montevideo’da diğer günlerimiz boyunca birçok insanla tanışıyoruz, dertlerini, tasalarını, sevdiklerini, sevmediklerini dinliyoruz. Herkesin birbiriyle bir şekilde arkadaş olduğu, rahatsız edici bir hiyerarşi içinde olmadıkları her gün biraz daha gözümüze gözümüze giriyor desek yeridir. Düşündüklerimizden, düşünemediklerimizden, içinde yaşadığımız düzenin kafamıza işlediği sinir bozucu yargılardan rahatsızlık duyuyor, onlara adeta özeniyor, insan ilişkilerini ağzımız açık, hayranlık içinde izliyoruz.

Bazıları Mujica’dan şikayet ediyor, tamam iyi adam ama, burada onun sosyalist ya da adaletli bir adam olmasının bir önemi yok ki, biz yeni bir şeyler arıyoruz, bunlar zaten ülkemizde var diyenler çoğunlukta. Mujica’nın yeterli gelmediği bir ülkeden bahsediyoruz. Hani şu bizim ağzımız açık, özene özene, ulan biz ne zaman böylesini göreceğiz diye izlediğimiz Mujica! Hayat kime güzel? Bize değil, orası kesin! Ve tüm bu sürecin ardından şunu fark ediyoruz burayı seveceksek asıl sebebi kesinlikle gözle görülür bir şey olmayacak. Bu, ne gözümüzle görebileceğimiz somut bir şey, ne de içinde yaşadığımız düzenden mütevellit kolay kavrayabileceğimiz bir durum; bambaşka bir mesele! Sonuç olarak artık biliyoruz, Montevideo’yu sevmenin yolu bu süreci geçirmek, bu insanları tanımaktan geçiyormuş. O yüzden seni bir başka şekilde seviyoruz sevgili Montevideo, seni her yerinden öpüyoruz Uruguay.

SAMSUNG CAMERA PICTURES  Uruguay’da Yaşam: Gidelim mi, Kalalım mı? SAM 6425

Şimdi, duygu patlamamızı bir kenara bırakacak olursak sadede gelelim. Aşağıda size Uruguay’ın havası çok güzel, evler şöyle renkli, sokaklar böyle canlı yazısı falan yazmıyoruz. Eğer gerçekten başka bir ülkede yaşama niyetiniz varsa, bu gibi şeylerin bir ülkeye taşınmanın ya da orada yaşamayı hayal etmenin temel sebepleri olamayacağının bilincindeyiz. Biliyoruz, aranızda Uruguay’ı merak edenleriniz çok. Uruguay’da yaşam nasıl bir şey olur, nedir bu Uruguay’ın düzeni be kardeş, ne yer ne içerler şeklinde ilerleyen onlarca sorunuz var. Tabii ki size tüm bu soruları cevaplamayı vaat edemeyeceğiz. Ancak özellikle Uruguay’da yaşam meselesinin bu aralar çok merak edildiğini göz önünde bulundurarak, oradayken tanıştığımız insanlardan öğrendiklerimizi derledik, sohbet ederken bir yandan uzun uzun notlar aldık ve aşağıda size ülkenin genel durumunu mümkün olduğunca özet geçmeye çalışacağız. Bu bilgilerin hiçbirini internetten toplamadık, tamamı birinci ağızdan, öz hakiki, halis muhlis Uruguay vatandaşlarından edinildi, o yüzden işinize yarayacaktır diye umuyoruz.

***Türkiye’de doğup büyümüş birinin en çok etkileneceği konulardan biri Uruguay’daki basın özgürlüğümeselesi olabilir. Uruguay bu konuda dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olarak kabul ediliyor. (Konuyla alakalı listelerde ilk 20’nin içinde olduğunu söyleyebiliriz) Bu durum din konusu için de yüzde yüz geçerli. Zaten halkın çok ciddi bir kesimi görüşünü “dini inancım yok” şeklinde ifade ediyor ve okullarda dini eğitim verilmiyor. Üstelik bu görüşlerinizi bildirdiğiniz zaman, ya da bir basın mensubu olarak devlet ile ilgili olumsuz bir fikir belirttiğiniz takdirde sizi yakmaya/kesmeye/biçmeye/hapse atmaya kalkışacak insanlarla beraber yaşamak zorunda değilsiniz. Hadi diyelim bir hasta ruhluya denk geldiniz, öyle bir durumda da zaten yasalar tarafından korunuyorsunuz. İşin en güzel tarafı orada birkaç gün geçirip yalnızca birkaç insanla bile tanışsanız durumun gerçekten de bu şekilde işlediğini fark edebilirsiniz. Biz fark ettik, bu konular üzerine uzun uzun konuştuk ve din konusunda takıntılı davranan ya da devletin politikalarını huzur içinde, istedikleri gibi eleştirmeye çekinen bir kişi ile bile karşılaşmadık.

Uruguay’da Yaşam: Gidelim mi, Kalalım mı? SAM 6468

***Merak edip sormuş bulunduk, ülkenin temel geçim kaynakları öncelikli olarak tarım ve hayvancılık üzerine kurulu. Özellikle et konusunda öncü ülkelerden kabul ediliyorlar ve 80’in üzerinde ülkeye ihracat yapıyorlar. Zaten ülkede sabahtan akşama et tüketilmesinin bir sebebi olmalıydı… Pirinç ve soya üretimi konusunda da almış yürümüş durumdalar. Ayrıca en az Şili kadar beğenilen ve tüketilen lokal şarapları da ciddi bir geçim kaynağı olarak kabul ediliyor. İlginç bir şekilde IT & Software development konularında da dünya çapında ün salmaya başladıklarına dair bir şeyler öğrendik, belki biz konuya hakim olmadığımız için bize ilginç geliyordur, konuyla ilgilenen ve Uruguay’a taşınmak isteyenlere duyurulur efenim.

***Uruguay, birçok ülkeye kıyasla temiz ve yenilenebilir enerji konusunda ciddi bir gelişim sağlamış durumda ve bu vatandaşlar tarafından da büyük takdir görüyor. Bundan 3 sene öncesine kadar özellikle elektrik konusunda büyük ölçüde Arjantin’e bel bağlamış durumda olmalarına rağmen, günümüzde işler değişmiş durumda. Öyle ki, ülkenin elektrik ihtiyacının %94.5’ini, ihtiyaçları olan tüm enerjinin ise %55’ini yenilenebilir/temiz enerji kaynaklarından sağlıyorlar. (Ve tabii ki nükleer enerji kullanımı gündeme bile getirilmiyor) Üstelik bu yatırımlar daha yüksek enerji fiyatlandırmalarına ya da başka alanlarda bütçe kısıtlamalarına falan da sebep olmamış. Bu gelişim ile yalnızca enerjiyi daha uyguna getirmek değil, aynı zamanda karbon emisyonunu 2017 yılına kadar %88 oranında düşürmek hedefleniyor. Hedef 2017, durmak yok yola devam!

Uruguay’da Yaşam: Gidelim mi, Kalalım mı? SAM 6404

***Uruguay’da Marijuana kullanımı serbest. Evet bu konuda Amsterdam kadar popüler değil, çünkü turistlerin içmesi yasak, yalnızca vatandaşlar kullanabiliyor. Onun da belli prosedürleri var. Eğer Uruguay vatandaşıysanız bile gidip birinden uyuşturucu satın alamazsınız. Yalnızca belirli noktalardan tohum ya da bitki halinde satın alabilir ve kendiniz yetiştirip içebilirsiniz. Bunun dışında herhangi bir kısıtlama yok, eğer bir Uruguay vatandaşıysanız marijuananızı içe içe sokakta yürüyebilir, bir kafenin orta yerinde lönk diye joint yakabilirsiniz. Ayrıca söylediklerinde göre Temmuz 2016’dan itibaren tohumlar eczanelerde de satılmaya başlayacak. İlginç değil mi?

***Eğer gerçekten Uruguay’da yaşam kurmak gibi bir niyetiniz varsa, çok yüksek ihtimalle iş olanağı fazlalığını göz önünde bulundurarak, ilk etapta başkent Montevideo’ya gideceğinizi varsayıyoruz. Ayrıca, ilk etapta yeni bir ülkeye gitmiş olacağınız için birkaç ay orada ne kadar kazanacağınız da net olmayacağı için yeni hayatınıza Türkiye’deki birikiminizi kullanarak başlayacağınızı düşünelim. Bu noktada bilmeniz gereken en önemli şey, Montevideo’nun o kadar da ucuz bir şehir olmadığı. Güney Amerika ülkeleri için oraların uygun fiyatlı olduğu gibi bir izlenim biliyoruz, ancak özellikle kazancınızı oranın koşullarında sağlamıyorsanız işler düşündüğünüz  kadar kolay değil.**

Bütçe konusunu biraz örneklendirebilmek adına orada konuştuğumuz birkaç kişiye Montevideo’nun iyi bir bölgesinde yaşamak istersek ne aralıkta bir kira ödememiz gerekeceğini sorduk. Birkaç farklı cevap almış olduğumuz için ortalamasını verecek olursak, Montevideo’nun merkezinde 500 Amerikan doları ile 1000 dolar arasında bir aralıktan bahsettiler. Bu aralık tabii ki, daha iyi bölgelerine kaydıkça bu üst sınırın da yukarısına çıkıyor. Kulağa saçma gelecek ama evrensel olarak  kabul edilebilecek bir örnek daha verecek olursak. Montevideo’da McDonalds gibi sıradan bir fast food restoranında en klasik menusu, İstanbul’daki menuden neredeyse %50 oranında daha pahalı. Bu örneği Uruguay’daki hayatın diğer birçok alanına uygulayabilirsiniz, benzin hariç. Biliyorsunuz benzinde 1 numarayız, kimse bizi yenemez. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, Uruguay’ın ana geçim kaynaklarından biri tarım. Ancak bu konuda da çok geniş bir yelpaze olmadığından bazı ürünleri yurt dışından ithal etmek durumunda kaldıklarından, sebze ve meyve fiyatları da İstanbul’a göre bir tık daha pahalı.

Uruguay’da Yaşam: Gidelim mi, Kalalım mı? SAM 6503

***Girişte de biraz bahsettiğimiz gibi, dünya çapında nam salmış eski devlet başkanı Jose Mujicahakkında genel kanı, “insan olarak iyiydi, ama ekonomiye hiçbir yararı olmadı” şeklinde. En azından konuştuğumuz 10 kişiden 8’i bunu söylüyor. Onlar için adaletli biri olması, zenginden alıp fakire veren bir Robin Hood tadında olması falan önemli bir durum değil. Çünkü bunların zaten “olması gereken” olduğunu düşünüyorlar ve bu durum onlar için yeni bir şey değil. Bizde olduğu gibi Mujica’yı bir halk kahramanı ilan etmiş durumda değiller. Genel kanı Mujica’nın biraz fazla “şov yaptığı”, “tribünlere oynadığı” tadında ve çoğu kişi ülkenin ekonomisinin gelişiminde ekstra bir katkısı olmadığı, küçük işletmeleri olumsuz yönde etkilediği ve özellikle orta sınıfı arada bıraktığı yönünde yorumlar getiriyor. Biz ona bile razıyız, ülkece Mujica’nın hastasıyız dedik, pek güldüler. Düşene bir de siz vurun Uruguaylı kankalarımız, bir de siz vurun……

***Hazır Mujica’dan bahsetmişken ve toplumda rahatsız edici bir hiyerarşi olmayışından dem vurmuşken eklemeden geçmeyelim, Uruguay’da devlet başkanını sokakta eşiyle kol kola yürürken görüp yanına muhabbet etmeye gitmek falan hiç de tuhaf bir şey değil. Örneğin Montevideo’da Galeano’nun eskiden, Mujica’nın ise halen sık sık uğradığı bir kafenin sahibi ile muhabbet ederken öğrendiğimize göre, Mujica başkan olduğu dönemde de elini kolunu sallaya sallaya kafeye geliyor, gazetesini alıyor, kahvesini alıyor masasında kendi kendine oturuyor. Arada yanına uğrayıp derdini anlatanı da oluyor, fotoğraf çektireni de, sırf sohbet etmeye geleni de. Ne olur, yalnızca 1 dakikalığına şu durumun bizde gerçekleştiğini düşünün. Başbakan bir kafede kendi kendine oturup gazete okuyacak, yanına gideceksiniz, sohbet edeceksiniz, araya birkaç şikayet sıkıştıracaksınız, sonra da kalkıp gideceksiniz. OLDU CANIM. Özendiğimiz şeylere bak, aşk olsun Türkiye.

Uruguay’da Yaşam: Gidelim mi, Kalalım mı? SAM 6421

***Uruguay’da eşcinsel evlilik ve kürtaj legal. Ayrıca gay olmanız, istediğiniz takdirde askerlik yapmanızın önünde bir engel de değil. Güney Amerika genelinin dini geleneklerine ciddi anlamda bağlı olduğunu göz önünde bulundurduğunuzda bu durum Uruguay’ı inanılmaz özel kılıyor. Eşcinsel evlilik ya da en azından partner olarak kabul edilme meselesi kıta genelinde yavaş yavaş kabul görmeye başlasa da (Arjantin, Brezilya, Şili gibi ülkelerde), diğer Güney Amerika ülkeleri özellikle kürtaj konusunda çok katılar ve bunun ana sebebi de öncelikli olarak din. Fakat Uruguay’da durum kesinlikle bu şekilde görülmüyor. Bu konuyu konuştuğumuz kişiler de genellikle “ herkesin kendi kararı” şeklinde bir yorum getirdi. Diğer ülkelerle kıyaslamak açısından Şili’de “kürtaj hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna aldığımız cevaplardan bir demeti de şuraya bırakalım: Asla, asla, asla!

***Madem konumuz Uruguay’da yaşam, bu da konuyla ilişkili olduğu için garip, kısa ve bizim gibi bağımlıları Uruguay’da yaşamaya başladıkları takdirde derinden sarsacak tuhaf bir bilgi verelim: Uruguay’da restoranların masaya tuz koyması yasak. Tuzun sağlığa zararı olması nedeniyle müşteri garsondan tuz istemediği sürece masada tuz görme ihtimaliniz yok. Çok acayip değil mi?

Uruguay’da Yaşam: Gidelim mi, Kalalım mı? SAM 6294

***Sağlıktan girmişken, tiryakisinin hoşnut olmayacağı, karşı olanın ise pek hoşuna gidecek bir durumdan daha bahsedelim. Özellikle Mujica, kendisi eski bir içici olmasına rağmen, ülke genelindeki sigara kullanımına karşı yasaları devreye sokmaya karar vermiş. Bu katı yasalar akciğer kanseri ülke çapında %10 seviyesinde azalmasını bile sağlayacak kadar etkili olmuş. Fakat bu durumun sonucunda oldukça enteresan ve sansasyonel bir durum da ortaya çıkmış; Sigaratör Phillip Morris, bu katı yasalardan o kadar olumsuz yönde etkilenmiş, bu duruma o kadar bozulmuş, içerlemiş ki, hiç durur mu? Basmış 25 milyon dolarlık tazminat davasını, vay efendim benim ekmeğimle oynuyorsunuz, nerede demokrasi, ayıp oluyor Mujica şeklinde giderlenmiş. Sonucu henüz belirsiz, bir gelişme olursa bize de haber verin.

***Birçok sitede Uruguay’da ülke çapında her yerde bedava internet olduğuna dair bir şeyler okuduk. Öyle bir şey olmadığını çok net bir şekilde söyleyebiliriz. Ancak bundan olumsuz sonuç çıkarmayın, çünkü Uruguay birçok kaynağa göre Latin Amerika’da, hatta dünya çapındaki en hızlı internet bağlantısına sahip ülkelerden biri. Unutmadan ekleyelim, Uruguay’da ilkokula başlayan her öğrenciye ücretsiz olarak bir adet laptop veriliyor ve dünyada bunu gerçekleştirebilen ilk ülke olarak biliniyor. Ülkenin neresinde ve hangi kesiminde olursanız olun, elinde laptop’ıyla sokakta oturup çalışan öğrenciler görebilirsiniz. Müthiş!

Uruguay’da Yaşam: Gidelim mi, Kalalım mı? SAM 6443

***Eğer gerçekten Uruguay’da yaşamak istiyorsanız, Uruguay vatandaşlığı sürecine geçiş yapmadan önce, tabii ki oturma izni almanız gerekiyor. İlk etapta sizden bazı formalite belgeler (sicil kaydı, evliyseniz evlilik cüzdanı, Uruguay’da yaşayacağınız yere dair bilgi vs. gibi) sunmanız gerekiyor. Ayrıca orada çalışmaya başlayana kadar geçinebileceğiniz kadar paranız olduğunu kanıtlamanız isteniyor. Bu gibi adamı çok da zorlamayacak belgeleri sağladıktan sonra başvurunuzu gerçekleştiriyorsunuz ve üstünde “BEN BURAYA UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI İÇİN GELDİM SELAM :)))” yazan bir kağıt falan vermediyseniz süreç başlıyor. Oturma iznini ne zaman alacağınız belirsiz, çünkü süreç dönemsel olarak değişkenlik gösteriyor. Ancak bu süreç boyunca Uruguay’da kalmanız için de size geçici bir kimlik benzeri belge sağlıyorlar.

Uruguay’da oturma izniniz onaylandıktan sonra, eğer evliyseniz 3 sene, bekarsanız 5 sene içinde Uruguay vatandaşı olma hakkında sahip oluyorsunuz. Üstelik bu süreç, oturma iznini aldığınız andan itibaren değil, başvuruda bulunduğunuz günden itibaren sayılıyor. Yani Uruguay vatandaşı olmak için ülkeye herhangi bir yatırım yapmanız ya da herhangi bir konuda kendinizi ispatlamanız falan gerekmiyor.

***Uruguay’da çalışmak hakkında bilmeniz gereken en önemli şey, bizdeki gibi saçma komplekslerin orada kesinlikle var olmaması. Girişte anlattığımız rockstar hikayesinden de anlayacağınız üzere, burada gerçekten ne iş yaptığınızın önemi yok. İşiniz sizi tanımlayan, sosyal yaşantınızda konumlandıran bir kavram değil. Gündüz bir bankada çalışıp akşam da garsonluk yapabilirsiniz ve kimse de bu durumu yadırgayacak değil. Şu cümleleri yazarken gerçekten içimizde bir bağırma isteği oluyor, o nasıl güzel düzen öyle yahu?

Uruguay’da Yaşam: Gidelim mi, Kalalım mı? SAM 6319

***Uruguay’ın güvenli bir ülke olup olmadığı meselesi, bize kalırsa genelleme yapılabilecek bir konu değil. Güney Amerika’daki diğer ülkelerle kıyaslayacak olursak evet, kesinlikle güvenli bir ülke olduğunu söyleyebiliriz. Kişisel deneyimimizden yola çıkarsak Uruguay’da kaldığımız süre boyunca da hiçbir güvenlik problemi hatta en ufak bir tedirginlik bile yaşamadık. Ancak pek sevgili Çelebi Alper de dahil Uruguay’da soyulan birkaç kişiye denk gelmişliğimiz de var. Orada yaşayan kişilere ülkeyi güvenli bulup bulmadıklarını sorduğumuzda çoğunlukla diğer Güney Amerika ülkeleriyle kıyaslama içine girerek cevap verdiklerini fark ettik. Ama genel cevap kesinlikle “güvenli” olduğu yönünde.

Bizim Uruguay’da yaşam hakkında bilinenlerin üzerine ekstra olarak edindiğimiz bilgiler bu yöndeydi. Başlıktan mütevellit Uruguay’da yaşanır mı yaşanmaz mı sorusunun cevabını verecekmiş gibi görünmüş olabiliriz, lakin o kararı okuduklarınızdan sonra artık siz vereceksiniz. Biz platonik aşka devam.

kaynak: http://oitheblog.com/2016/02/10/uruguayda-yasam/