Yarın bu şehirde gerçek ve korkusuz bir ibne olarak yürüyeceksin

Yarın bu şehirde gerçek ve korkusuz bir ibne olarak yürüyeceksin: Parada

Parada, 2011 Sırbistan yapımı bir komedi-dram filmi. Parada kelimesi “pride” yani terim olarak “onur yürüyüşü” anlamına geliyor. Onur yürüyüşü bu topraklarda da her yıl yapılmaktadır.

Filmi özellikle homofobik (eşcinsellerden nefret eden yada onlara ayrımcılık uygulayan kimse) olanlarınıza tavsiye ediyorum, ayrıca ülkücü, sağcı veya vatansever kimseler de izleyebilir. Öncelikle belirtmeliyim ki eşcinsellerden nefret etmek ya da onlara karşı ayrımcı olmak gizli eşcinselliğin (bilinçaltına itilmiş ve farkında olunmayan eşcinsellik durumu) sinyalidir. Yani eşcinsellerden nefret ediyorsanız aslında sizin de içten içe eşcinsel olma ihtimaliniz yüksek.

Filmin konusu şöyle; Sırbistan’ın ilk onur yürüyüşü düzenlenecektir fakat bu yürüyüşe karşı faşistlerden sürekli tehdit vardır. Dernek polise gider fakat polis onlarla dalga geçip kovar. Bunun üzerine dernektekilerden birinin aklına özel koruma tutmak gelir. Bunun için eski paralı asker olan birine başvururlar.

Filmde eski bir paralı asker ve gizli servislere çalışan homofobik bir mafya bozuntusunun eşcinsellerle doğacak olan ilişkisi ve bunun sonuçları anlatılıyor.

Öncelikle Sırbistan ya da Balkanlar’daki insanların gericilik konusunda Türkiye’den aşağı olmadığını ve devletlerin insanları ve hayvanları köleleştirmek konusunda aynı yöntemleri kullandığını görmek mümkün. Burada nasıl eşcinsellere karşı dışlama, saldırı, ayrımcılık var ise tamamı orada da var. Özellikle faşist skinhead (oi, punk kültürü içinde var olan faşistler, bu durum punk’a ne kadar ters olsa da Avrupa’da yaygın bir durumdur ve devletler tarafından desteklenmektedir) gruplar LGBTİ derneklerine saldırmaktalar.

Filmde Limun, tıpkı Türkiye’deki ülkücüler ya da benzer para-militer (yarı devlet destekli, yarı-militarist yapı) güçler gibi devletin emri ile para karşılığında öğrenci eylemlerini bastırıyor. Tıpkı Türkiye’deki faşistler gibi onlar da vatan-millet-sakarya gibi arkası boş sloganlarla konuyu saptırıp devletin ölmesini istediği güruhlara saldırarak eylemleri bastırıyor, sürekli onları baskı altında tutarak var olmalarını engelliyorlar. Yani devletlerin her zaman için maşa olarak ırkçıları kullandığını görmüş oluyoruz. Ayrıca gene filmde polis müdürlerinin bu faşist grupların arkasında olduğunu, faşist grupların eşcinsel derneklere saldırmasını, dernekleri yakmasının önünü açtığını, faşist gruplara silah sağladığını görüyoruz. Daha da önemlisi faşist gruplar tıpkı Türkiye’de olduğu gibi polislerin gözetimi altında muhalif ya da hakkını arayan, soran gruplara saldırıp onları dövüyorlar ama saldırdıkları grup Türkiye’de bazı olaylarda gördüğümüz üzere faşist grubu döverse polis hemen saldırarak faşistleri koruyor. Bir de polis müdürlerinin köpek dövüştürüp bu bahisten para kazanma ve uyuşturucu satışı gibi işlerden para kazanması da söz konusu. Türkiye’de özellikle köpek dövüşlerinin önlenmemesinin sebepleri arasında bazı polis ve yetkililerin dövüşçülerden rüşvet alması da var.

Gelelim filmimize, mafyavari tip olan Limun oldukça korkulan bir tip olmasına rağmen yaşlandığı için devlet onu artık pek kullanmamaktadır. Limun ise oldukça çirkef ama yüreği sevgi dolu biri olan Biserka ile evlenmek üzeredir. Biserka düğün organizasyonu için LGBTİ aktivisti olan bir dernek üyesi ile anlaşmak isteyecektir. Daha sonra ise curcuna başlar. Filmde yer yer kahkahalara boğulurken yer yer iki erkeğin arasındaki sevgiye hayran kalıp gözyaşlarınıza engel olamayabilirsiniz. Film gerçek bir hikâyeden alıntıdır.

Kaynak: https://gaiadergi.com/yarin-sehirde-gercek-korkusuz-bir-ibne-olarak-yuruyeceksin/