Yeryüzünü insan görünümlü yaratıklarla paylaşıyoruz

Yeryüzünü insan görünümlü yaratıklarla paylaşıyoruz

Zaman zaman pek çok talep geliyor sizlerden, sesinizi duyurabilmem adına.. Buradan her zaman olmasa da, farklı kanallardan elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum. Benim için en kritik nokta benimle paylaşılan bilginin doğruluğu ve güvenilirliği.

Bugün canım dostum Gün Bilgin in aşağıdaki paylaşımını okudum. Darbeydi, kalkışmaydı, vatandı, milletti derken… Bir yandan da hayat devam ediyor ve asıl öznemiz “insan”.

Gün ve çok sevgili Robert Cem sayesinde Down sendromu ile tanışmış bir adamım. Asıl engelin bu sendroma sahip olan insanlarda değil, 46 kromozoma sahip yaratıklarda olduğunu gösteren bir olay paylaşmış Gün.

Hiç bıkmadan, usanmadan tekrar ediyorum, tekrar etmekten de vaz geçmeyeceğim; yeryüzünü insan görünümlü yaratıklarla paylaşıyoruz. Cehennemin öldükten sonra gidilecek bir yer olduğunu düşünüyoruz. Oysa cehennem de, şeytan da, zebaniler de içimizde.

Dava sonuçlansın.

Bu kararı veren ve ortalıkta “insanım ben” diye gezen hakime hanımın adını da paylaşacağım öğrenir öğrenmez. Down sendromu bir hastalık değil, genetik farklılıktır.

Bu hakim gibi ruh hastaları ortalıkta gezinirken, down sendromlu bir çocuğun ailesinden koparılıp akıl hastenesine konmasını kabul edemiyorum!  Adalet elbet yerini bulacaktır. Ancak o çocuğun o hastanede yaşayacağı travmayı tamir etmek sanıldığından da uzun sürecek.

Hep söylüyorum. Kötü kötüdür kardeşim. Az kötü, çok kötü yoktur.  Sen kötüymüşsün hakime hanım.  Allah seni ıslah etsin.

Emre Dölcel

Robert Cem Down sendromuyla doğduğunda yaşadıklarım bana empati yoksunluğu ve vicdansızlığın ne eğitim ne de ünvanla alakalı olmadığını göstermiş, benden sonra hiçbir aile bunu tek başına yaşamayacak dedirtmişti. Tüm gücümle de çocuklarımızın ve ailelerinin yanında oldum. Geçen 22 yıl içinde çok şey yaşadım, çok şeye şahit oldum ama böylesini gerçekten ne duydum ne de gördüm.

Bugün ailelerimizden biri aradı. Dava sureci devam ettigi icin ve ben avukat olmadigim icin hata yapmama kaygisiyla yer ve kisi ismi paylasmiyorum. Bir ilcemizin eski kaymakamı Down sendromlu bir gencimizi çok sevdiği için kaymakamlıkta ona bir görev vererek orada vakit geçirmesine izin veriyormuş. Ancak görev değişikliği olunca yeni kaymakam artık oraya gelmesi istememiş ve izin vermemiş. Gencimiz bununla başa çıkamamış, öfkelenmiş, kızgınlıkla araba tekmelemiş ve cama taş atmış. Ailesi maddi hasari ödemiş ama şikayet geri alınmamış ve dava açılmış. Gencimizin tehlikeli olmadığına dair hastane raporu olmasına rağmen davaya bakan hakime hanım onun tehlikeli olduğuna hükmetmiş ve Ruh ve Sinir Hastanesi’ne yatırılmasına karar vermiş. Yani kısacası o şu anda akıl hastanesine kapatılmış durumda :(( Yarın heyete girecek ve ailesinin yanına gidecek mi yoksa orada kapatılmaya devam mı edilecek buna karar verecekler.

Akıl hastanesi diyorum, duyuyor musunuz? Arabayı tekmeledi diye. Anlıyor musunuz!?!

Aile daha önce cocuklarinin kimse ile asla bir sorunu olmadığını söyledi bize. Çok üzgünler. Biz de bu olay duymaktan dolayı çok üzüldük. Olayı tum yonleriyle dinlemek ve gerektigi sekilde destek olmak üzere dernek avukatımız devreye girdi.

Ama birisi bana anlatsın ne olur; Engelli bir genci alıştığı ve kendini iyi hissettiği yerden zorla dışarı attırmak ne demek? Eğer binada istenmiyorsa bunu bir süreç içerisinde alıştırarak yapsalar ne olacaktı acaba, imajları mı bozulacaktı? Engelli bir insanın sinirle yaptığı bazı hareketler için akıl hastanesine kapatılması ne demek? Bu tekmeyi atan engelli olmasaydi cok buyuk ihtimalle para cezasiyla kurtulacakti, engelli olmasinin onun aleyhine kullanilmasi hangi vicdana sigar? O simdi orada ne hissediyor? Neler olduğunu idrak edebildi mi? Korkmuyor mu? Yanında ona neler olduğunu anlatan birisi var mı? Babasini yanina almiyorlarmis, neler hissettigini hayal edebiliyor musunuz?

Kendini değerli ve istenen hissettiği, topluma aidiyet sağlayıp alıştığı bir düzenin değişmesine hızlıca adapte olamayacağını anlamak için biraz vicdan ve insaf yeterliydi oysa ki. Bu davayı açan, bu kararı alan ve de uygulatanlara bunu nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Ama şunu biliyorum, O yalnız değil. Hiç kimse olmasa bile ben varım, biz varız, dernegimiz var, büyük ailemiz var. Dilerim siz de yanımızda olursunuz.

Gün Bilgin
Yeryüzünü insan görünümlü  Yeryüzünü insan görünümlü  Yeryüzünü insan görünümlü  Yeryüzünü insan görünümlü  Yeryüzünü insan görünümlü  Yeryüzünü insan görünümlü  Yeryüzünü insan görünümlü  Yeryüzünü insan görünümlü  Yeryüzünü insan görünümlü  Yeryüzünü insan görünümlü  Yeryüzünü insan görünümlü  Yeryüzünü insan görünümlü  Yeryüzünü insan görünümlü   Yeryüzünü insan görünümlü Yeryüzünü insan görünümlü yaratıklarla paylaşıyoruz a bos 49