Yılmaz Özdil: Uyarmadın demeyin…

Asmalı Konak dizisi pek revaçtaydı bi aralar… Kapadokya’ya turlar düzenleniyordu, sanırsın arkeoloji müzesidir, konağın odalarını gezmek için bilet alınıyordu.

Doktorlar dizisinde cerrah rolünü şarkıcı Kutsi oynuyordu, ameliyatımı siz yapın diye başvuranlar oldu iyi mi… Muayane etsin diye bebeğini getiren, alzheimerlı babasını getiren bile oldu.

Çocuklar Duymasın’ın rol icabı annesini, gerçekten “yılın annesi” seçtiler, hatta rolden vazgeçtik, o dönemde çocuğu bile yoktu.

Karagümrük Yanıyor diye dizi yapmaya kalktılar, cezaevinden telefon geldi, Karagümrük’ü yakacak adam anasının karnından doğmadı ulann denildi, şak, diziyi yayından kaldırdılar.

Kurtlar Vadisi’nde Çakır öldü, gazetelere harbi harbi vefat ilanları verildi, gıyabi cenaze namazı kılındı, mevlit okutuldu, helva dağıtıldı, Çakır’ı rol icabı vuranı sokakta kıstırıp ağzını burnunu kırdılar.

Sağır Oda dizisinde suikast ihbarı yapıldı, savcıları göreve çağıran dangalak
köşe yazarları oldu.

Akasya Durağı’nda kuyumcu soygunu vardı, etraftan görenler gerçek zannedip 155’e ihbarda bulundu, terörle mücadele ekipleri operasyon düzenledi, maskeli sanatçıları az daha vuruyorlardı.

Beyaz Gelincik’te eroin satıcısı vardı, tesadüfen yolda gördüler, “çocukları zehirleyen şerefsiz işte bu” diye, döve döve hastanelik ettiler.

Anadolu uygarlıkları hakkında belgesel çekmeye çalışan televizyon ekibi, Kayseri Kalesi’ne Bizans bayrağı asma gafletinde bulundu, Bizanslı kıyafeti giyen figüranlar yumruklandı, ekmek çarpsın Türk’üz diye yalvardılar, nafile… Taksi durağından temin edilen Türk bayrağı surlara çekildi, hep birlikte İstiklal Marşı okundu.

Hacı dizisinin o haftaki bölümünde ABD protesto ediliyordu, çekimler cami avlusunda yapılıyordu, Cuma namazından çıkan ahali galeyana geldi, tekbir getirmeye başladılar, etraftan duyan koştu, arbede çıktı, oradan geçen sivil polisler müdahale etti, Amerikan bayrağını yakan oyuncuyu gözaltına almaya çalıştılar.

Ezel dizisinde cep telefonu numarası göründü, arayan arayana… Turkcell’e şikayet yağdı, “Ezel’i arıyoruz, aradığınız numara kullanılmamaktadır mesajı çıkıyor!”

Asrın liderimiz bi ara kafayı Muhteşem Yüzyıl dizisine taktı, “bizim öyle ecdadımız yok, biz öyle Kanuni tanımadık, dizinin yönetmenini ve yayınlayan televizyonun sahibini kınıyorum” dedi… “Kınıyorum” lafından hemen sonra diziye aniden ramazan ayı geldi, Topkapı Sarayı’nda komple oruç tutmaya başladılar, haremdeki göğüs dekolteleri kayboldu, hamam sahneleri yokoldu, Hürrem aniden türban taktı, namaza başladı.

Aynı Muhteşem Yüzyıl dizisinde, padişah Halit Ergenç, şehzade Mehmet Günsur’u boğdurdu, sayın ahalimizde 461 sene sonra jeton düştü, şehzade Mustafa’nın Bursa’daki türbesine akın edildi, İstanbul’dan Ankara’dan gelenler vardı, 461 sene sonra yas tutuluyordu, kimisi dua ediyor, kimisi keşke o çadıra girmeseydi diye ağlıyor, kimisi de babasının elleri kırılsın diye beddua ediyordu. Aslına bakarsanız, türbenin bulunduğu Muradiye külliyesinde restorasyon vardı, ziyarete kapalıydı ama, baktılar ki sayın ahalimiz zabıtalara saldıracak, mecburen külliyeyi açıp, ziyarete izin verdiler. Sultan Abdülhamid’in torunu Harun Abdülkerim efendi, El Cezire televizyonuna konuştu, dizi biter bitmez telefonunun çalmaya başladığını, küfürler yağdığını, en yakın dostlarından bile rencide edici sözler duyduğunu, “Hürrem’in tohumları” diye mesajlar aldığını anlattı. Bir vatandaşımız, Kanuni Sultan Süleyman, Hürrem Sultan ve Rüstem Paşa hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu, şehzade Mustafa’nın katillerinin cezalandırılmasını istedi, şüphelilerin adresini “Topkapı Sarayı, İstanbul” olarak gösterdi.

Süper Baba, Bizim Aile ve Yazlıkçılar dizilerinin, 28 Şubat sürecinde Ergenekoncular tarafından psikolojik harekat için kullanıldığı iddia edildi, yandaş medya bunu ciddi ciddi haber yaptı.

Ekmek Teknesi, Kalp Gözü, Sırlar Dünyası ve Kurtlar Vadisi’nin Balyozcu generallerin emriyle Donanma tarafından fişlendiği öne sürüldü. Yalaka televizyonlarımızda bu mevzuyla alakalı tartışma programları düzenlendi.

İngilizceleri gelişsin diye askeri lise öğrencilerine Game of Thrones’u seyrettiren öğretmen subayları, askeri casusluk kumpasına monte ettiler, bilahare TSK’dan attılar.

Tek Türkiye dizisinden yola çıkıp, dizide adı geçen tarikatı hapse tıktıkları ortaya çıktı.

Şefkat Tepe’yi seyreden asrın liderimiz “sevgili peygamberimizi miraçtan indirip kamyona bindirdiler” dedi, Sungurlar timi komple gözaltına alındı.

İki sene önce bu örnekleri sıralayıp “ister misin Arka Sokaklar’ın komserleri de haşhaşi çıksın” diye yazmıştım.
İki sene sonra hakikaten çıktı kardeşim!

Rıza baba’nın ekibinde yeralan komiser Hakan, haftasonu yayınlanan bölümde, kripto fetocu olduğu iddiasıyla gözaltına alındı, 15 Temmuz darbecisinin kankası olduğu, darbecinin hesabına para yatırdığı anlaşıldı, Türkiye ekran başında şoke oldu, çünkü komser Hakan bile fetocuysa, içimize sinsi sinsi bu kadar sızmışlar demek ki

Elbette alt tarafı dizidir ama, nolur noolmaz, bence öbür komserlerin
durumu netleşene kadar Arka Sokaklar’dan uzak durmanızda fayda var.
Rıza babayı severiz ama, neticede babamızın oğlu değil… Dizi seyredeceğiz derken göt altına gitmeyin yani!

Yılmaz Özdil