Yılmaz Özdil’den – yaver

Yılmaz Özdil’den – yaver

Malta’da cübbesiz halde jetski yaparken fotoğraflandı. Gerisi çorap söküğü gibi geldi… Şehitliklerimizi ve Sultan Abdülhamid’in kabrini ziyarete geldim diyordu ama, beş yıldızlı intercontinental’de kalıyor, bikinili kadınlarla yüzüyordu. Gayet makul bi savunma yaptı, gözlerim bozuk, baktığımda kadın mıdır erkek midir, seçemiyorum dedi. Altın çerçeveli Versace, Ferre gözlükler takıyordu. Kışın Alplere gidiyordu. İki eşi vardı, İsviçre tatilinde eşlerine Chopard saatler almıştı. Havuzlu villasındaki musluğu bile ithaldi.

Jet Fadıl’ın kankasıydı. Jet Fadıl’la beraber caprice gold oteli’nin şantiyesine çadır kurup, dua toplantısı yaptılar, duayı bu okudu. Duayı bitirince, bu otelin sadece otel değil, İslama hizmet eden alimlerin kalesi olacağını anlattı, şahıs meselesi olmadığını, ümmet meselesi olduğunu söyledi, kıyamete kadar dayanacak sağlamlıkta bir bina yapıldığını izah etti. Buradan yer satın almak caiz midir diye sordular. Ben size fetva veriyorum, caizdir, fıkıh heyetimizle görüştük, her dört mezhebe uygun hale getirdik, kiralamanız da caizdir dedi. Gerçi bilahare, Jet Fadıl’ı nitelikli dolandırıcılıktan tutukladılar ama, o kadarcık kusur her fıkıh heyetinde olur gari.

Kitaplar yazdı. Birinin adı “uzuvlar için okunması münasip olan şifa ayetleri”ydi. Erkeğin cinsel organı için okunacaklar başlığı altında, şunları anlattı… “Şu surenin şu ayeti kerimesinin bir kısmı suya okunur, okunmuş sudan alınıp, tenasül organına serpilir, tenasül uzvu okunup üflenir, sabah akşam yedi ismi şerifi yüz kere zikreden kişi, edebiyyen tenasül organı iktidarsızlığı görmez.”

Bu bilimsel (!) kitap, satış rekoru kırdı.

(Bakın bilim deyince aklıma geldi. Google’a girin, Profesör Aziz Sancar diye arayın, sadece 137 bin sonuç çıkıyor, cübbeli ahmet diye arayın, 5 milyon 400 bin sonuç çıkıyor. Sayın ahalimiz ve sayın basınımız, cübbeliyi 40 kat fazla merak ediyor. E hal böyleyken, cübbeliye Nobel vermeyen Nobel heyetini kınıyorum, fıkıh heyetini örnek almalarını temenni ediyorum, parantezi kapatıyorum.)

Giyenleri dooğru cennete götüren terlik satıyor. Nal-ı şerif… Sadece cennete götürmekle kalmıyor, peygamberimizi rüyanda görmeni sağlıyor, azgınların saldırısından, düşmanların galibiyetinden, şeytanların şerrinden, sihirden ve büyüden koruyor. 130 lira.

Kabir azabından koruyan, cehennem ateşine dayanıklı kefen satıyor iyi mi… Ceylan derisine dua yazıyor, bu duayı rahmetlinin göğsüne koyup, bu kefene sarıyorsun, kabirden cennet bahçelerine pencere açılıyor. Televizyonda kampanya yapıp, bu kefenin satıldığı dükkanın adresini veriyor, telefon numarasını veriyor. Alırken dikkat edin, kadın modeli var, erkek modeli var. 370 lira.

Peygamberimizin saçının yıkandığı suların paketleme fabrikasını geziyor, paketleme işlemi sırasında mevlid okuyor, mevlid işlemini fotoğraflatıyor, facebook sayfasına koyuyor. Kaça satıyor Allah bilir.

Muska var.
Yangına atıyorsun, sönüyor.
Depremde cebindeyse, yırtıyorsun.

NASA’nın uzay araştırmalarını “israf” olarak görüyor, Mars’ta su var mı, et var mı, but var mı, manyak manyak işler bunlar, masrafa değmez, bir insan bu kadar akılsız olur mu yauv, salak herifler, bu kafirlerin hepsi cahil zaten, ver bana 100 bin dolar, hepsini anlatayım diyor… İlkokul mezunu.

İlkokuldan sonra okumadığı için feto’nun okullarında filan okumuş olma tehlikesi yok.

12 Eylül darbesinde, devrimcileri ülkücüleri tutuklayıp işkence yaparlarken, her dinci gibi bunu da kollamışlar, şeker hastası diye “askerlikten muaf” raporu vermişler. Dolayısıyla… Askerlik yapmadığı için, askeri liselerden mezun olma ihtimali yok, feto’nun silahlı kuvvetlerdeki imamlarından olma ihtimali de yok.

Pırıl pırıl.
Özü sözü güvenilir bi insan.

Ben hulusi beyin yerinde olsam…
Bunu yaver yapardım.

Yılmaz Özdil
Kaynak: http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/yilmaz-ozdil/yaver-2-1347764/
Yılmaz Özdil'den - yaver  Yılmaz Özdil'den - yaver Yılmaz Özdil'den - yaver Yılmaz Özdil'den - yaver Yılmaz Özdil'den - yaver Yılmaz Özdil'den - yaver Yılmaz Özdil'den - yaver Yılmaz Özdil'den - yaver  Yılmaz Özdil'den - yaver Yılmaz Özdil'den - yaver a bos 118